Cuma , 15 Mayıs 2015
Anasayfa » Güncel » Hesap vermeden yargılanmadan öldü…Kenan Evren kimdir?
Hesap vermeden yargılanmadan öldü…Kenan Evren kimdir?

Hesap vermeden yargılanmadan öldü…Kenan Evren kimdir?

Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tedavi gören 98 yaşındaki emekli orgeneral Kenan Evren öldü.

 

Evren, 2012’den bu yana GATA’da Beyin ve Kardiyoloji ana bilim dallarında tedavi görüyordu. Kenan Evren’in sağlık durumunda yaşlılığa bağlı olarak son günlerde ciddi sorunların ortaya çıktığı belirtildi.

Zaman zaman bilinci kapandığı belirtilen Evren’in, tedavisinin yoğun bakımda sürdürülüyordu.

 

 

Kenan Evren, 1918’de Manisa’nın Alaşehir ilçesinde doğdu.Askeri okulun ardından Topçu Subayı ve Kurmay Subay olarak Silahlı Kuvvetler’de görev yapan Evren, 7 Mart 1978’de Genelkurmay Başkanı oldu.

Kenan Evren, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra devlet başkanı unvanını aldı. 1982 Anayasasının halkoyuna sunulup yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye’nin yedinci cumhurbaşkanı oldu.(1982-89).

 

 

Darbe yönetimi döneminde 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevlerin öldü. 171 kişi sorgularda ve cezaevi işkencelerinde can verdi, 50 kişi idam edildi.
Kenan Evren’in o dönem idama karşı kampanya düzenleyenlere söylediği “Asmayalım da besleyelim mi?” sözleri tarihe geçti!

 

 

18 Haziran 2014 tarihinde, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12 Eylül 1980’de dönemin başbakanı Süleyman Demirel’e muhtıra vermek, T.C. Anayasasını ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan müebbet hapis cezası verilmesine ve orgenerallik rütbesinin erliğe düşürülmesine karar verildi.Yargıtay’da onanmalarıyla kesinlik kazanacak kararların, 24 Kasım 2014 itibarı ile Yargıtay sürecine henüz başlanmadı.

 

YARGI SÜRECİ

 

2000 yılında Adana Savcısı Sacit Kayasu Kenan Evren hakkında iddianame hazırladı. Fakat, Kayasu’nun iddianamesi kabul edilmedi. Kayasu ilk olarak, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından kınama cezası aldı. Daha sonra Yargıtay tarafından “görevi kötüye kullanmak” ve “askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif” suçundan mahkûm edilen Kayasu’yu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu meslekten ihraç etti. Avukatlık yapma hakkı dahi elinden alınan Kayasu, ihraç kararı üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açtı. 2008’de sona eren davada “ifade özgürlüğünü kısıtladığı” için Türkiye 41 bin avro tazminata mahkûm edildi.

 

 

12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda anayasa değişikliklerinin kabul edilmesiyle 12 Eylül darbesinin sorumlularının yargılanmasını engelleyen Anayasa’nın “geçici 15. madde”si yürürlükten kaldırıldı.

 

 

13 Eylül 2010 tarihinde Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) İzmir İl Yönetimi Kenan Evren hakkında “darbe yapmak, anayasa değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralamak, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak ve cinsel saldırıda bulunmak” gibi suçlardan suç duyurusunda bulundu.

 

 

Bunun yanı sıra Ankara, İstanbul ve Bursa gibi Türkiye’nin değişik illerinde de 2010 Anayasa değişikliği referandumundan “evet” çıkmasının ardından Anayasa’nın Geçici 15. maddesinin yürürlükten kaldırılması ve 12 Eylül 1980 darbesini yapanlara yargı yolunun açılması üzerine savcılıklara suç duyurusuna başlandı.

 

 

Suç duyurularının ardından 8 Nisan 2011’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Kenan Evren ve hayatta kalan tek MGK Üyesi olan Tahsin Şahinkaya’nın ifadesi alındı.

 

 

Ocak 2012’de tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın “şüpheli” olarak yer aldı. İddianamede, Evren ve Şahinkaya’nın, 765 sayılı TCK’nın “Devlet Kuvvetleri Aleyhinde Cürümler”e ilişkin 146. maddesi ile 80. maddesi uyarınca “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına” çarptırılmaları istendi.

 

 

İddianame, 10 Ocak 2012’de Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve 4 Nisan 2012’de 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbenin sorumlularının yargılanmalarına başlandı.

 

 

22 Ağustos 2012’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 12 Eylül Davası’nın görüldüğü Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen raporda, sanık Kenan Evren’in duruşmaya katılmasının “tıbbi açıdan uygun olmadığı” bildirildi. Bunun üzerine mahkeme, davanın sanıkları Evren ve Şahinkaya’nın savunmalarının, sesli ve görüntülü iletişim teknolojisiyle alınmasına karar verirken, sanıkların mal varlıklarına tedbir konulması yönündeki talebi reddetti. Evren tedavi gördüğü Ankara GATA’daki odasında kurulan kamera ve ses sistemi ile mahkemeye katıldı.

 

 

13 Şubat 2013’te, Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya haklarında açılan 12 Eylül dönemine ilişkin dava nedeniyle haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi’ne başvurdular. 25 Ekim 2013’te Cumhuriyet Savcısı Selçuk Kocaman, 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği 18 sayfalık esas hakkındaki görüşte, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın, TCK’nın “devlet kuvvetleri aleyhine cürümler” başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve rütbelerinin sökülmesini istedi.

 

 

Dava Mart 2014’te, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapatılmasının ardından Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne devredildi.

 

 

18 Haziran 2014 tarihinde, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12 Eylül 1980’de dönemin başbakanı Süleyman Demirel’e muhtıra vermek, T.C. Anayasası’nı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasına ve orgenerallik rütbesinin erliğe düşürülmesine karar verildi. Karar Yargıtay’da onanırsa kesinleşecek.

Etiketler: