Cuma , 26 Aralık 2014
Anasayfa » Her Taraf » İsrail ‘sağ’dan ilerleyecek
İsrail ‘sağ’dan ilerleyecek

İsrail ‘sağ’dan ilerleyecek

TOLGA BİLENER* / İsrailli seçmenlerin genelinin giderek sağa kaydığı ülkede, seçimlerin ardından Likud ile aşırı-sağcı ve dinci partileri biraraya getiren yeni bir Netanyahu hükümetinin kurulması şaşırtıcı olmayacak.

 

İsrail’in siyasi hayatında erken seçimlere gidilmesi ya da koalisyon hükümetlerinin çökerek yenilerinin kurulması sık rastlanan gelişmelerdendir. Bu nedenle, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, iki yıldır görevde olan koalisyon hükümetinden iki bakanı aralık ayı başında görevlerinden alıp ülkede siyasi bir kriz başlamasına neden olunca, herkes erken genel seçimlerin ve seçimler ertesi yeni bir koalisyon hükümetinin kapıda olduğunu hemen anladı. Gerçekten de İsrail Parlamentosu Knesset, geçtiğimiz pazartesi günü genel seçimlerin 17 Mart 2015 günü yapılmasına karar verdi ve siyasal partiler de seçim kampanyası moduna geçti.

 

TASARI, BARDAĞI TAŞIRDI

Ancak bu kez, seçimlerden sonra kurulması muhtemel olan hükümet biraz endişeyle bekleniyor. Mevcut hükümetin en ılımlı isimleri olan Adalet Bakanı Tzipi Livni ve Maliye Bakanı Yair Lapid’in görevlerine son verilmesi, 2009’dan beri başbakanlık yapan Netanyahu’nun direksiyonu giderek sağa doğru kırmasının yeni bir kanıtı olarak yorumlanıyor. Pek çok konuda birbiriyle pek anlaşamayan isimleri biraraya getiren koalisyon hükümeti, yaz aylarında Gazze Şeridi’ne karşı yürütülen operasyon, daha doğrusu bu operasyonun yürütülüş tarzı nedeniyle çöküş sürecine girmişti. Batı dünyasının baskısına rağmen, fiilen askıdaki Filistin- İsrail Barış Süreci’nin bir türlü yeniden başlayamaması da koalisyonun sonunu hızlandıran etkenlerden biri. Başbakan Netanyahu’nun kasım ayında gündeme getirdiği ve İsrail’i bir Yahudi ulus-devleti olarak tanımlayan kanun tasarısı ise bardağı taşıran son damla oldu.

 

“FİLİSTİN’İ TANIMA”YA TEPKİ

Sadece Batılı devletlerin değil, İsrail’deki pek çok ılımlı ismin de gerekçelerini sorguladığı bu girişim, büyük ölçüde Netanyahu hükümetinin uluslararası planda karşılaştığı baskılara karşı verdiği fevri bir tepki olarak görülebilir. Gerçekten de, bu kanun tasarısı tam da İsveç, Fransa, Britanya gibi Avrupa ülkelerinin “Filistin Devleti”ni birbiri peşi sıra tanıma kararı aldıkları ya da tanıma niyetini beyan ettikleri bir döneme denk geldi.

Kısacası, ocak ayında Likud partisinin kurultayına da hazırlanan Benjamin Netanyahu’nun giderek daha şahin bir tutuma kaydığı bir sır değil. Aslına bakılırsa, İsrailli seçmenlerin genelinin de giderek sağa kaydığı ülkede, seçimlerin ardından Likud ile aşırı- sağcı ve dinci partileri biraraya getiren yeni bir Netanyahu hükümetinin kurulması şaşırtıcı olmayacak. Bu durumun İsrail- Filistin barış sürecinin geleceğine dair fazla ümit verici olmadığını hatırlatmaya gerek yok.

 

ABD’Yİ ZORA SOKUYOR

İsrail’de seçimlerden sonra kurulacak yeni hükümetin en güçlü isimleri şimdiki Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman ve Ekonomi Bakanı Naftali Bennett olacak gibi duruyor. Bennett, işgal altındaki topraklarda yeni yerleşimlerin kurulmasını ısrarla destekleyen, İsrail’in artık “savunmadan saldırıya” geçmesi gerektiğini söyleyen bir isim. Lieberman da Batı’ya sert eleştiriler yönelttiği açıklamalarıyla sık sık gündeme geliyor.

Ortadoğu’daki dengelerin Suriye’deki iç savaş ve IŞİD tehdidi nedeniyle alt üst olduğu bir dönemde İsrail’in giderek şahinleşmesi, ABD’nin İran’ı oyuna dâhil etme çabalarını zora sokuyor. Kimbilir, Avrupa’yla ilişkileri bozulan, ABD’deki Barack Obama yönetimiyle yıldızı zaten hiç barışmamış olan Netanyahu hükümetinin Rusya’yla ilişkilerini giderek yoğunlaştırıyor olması da sadece bir tesadüftür.

*Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Araştırma Görevlisi

[email protected]