Pazartesi , 1 Haziran 2015
Anasayfa » Alt Manşet » Ingrid Bergman’ın kızı; Annem çok ağır bedeller ödedi
Ingrid Bergman’ın kızı; Annem çok ağır bedeller ödedi

Ingrid Bergman’ın kızı; Annem çok ağır bedeller ödedi

Bu yıl 68’incisi düzenlenen Cannes Film Festivali’nin afişinde yer alan efsane aktris Ingrid Bergman’ın, dönemin büyük skandallarından biri olarak tarihe geçen İtalyan rejisör Roberto Rosellini ile yaşadığı evlilik dışı aşktan doğan kızı Isabelle Rossellini, annesini anlattı. Kariyeri boyunca aralarında Jean Renoir, Ingmar Bergman, Alfred Hitchcock ve Roberto Rosellini gibi kült yönetmenlerle çalışan Bergman için kızı, annesinin yıllar süren sıkıntı ve acılardan sonra nihayet her şeyle barışık bir şekilde öldüğünü açıkladı.

 

Oyunculuk kariyerinin henüz başlarındayken İsveçli bir dişçi olan Petter Aron Lindström ile evlenen ve bu evlilikten Pia adlı bir kız çocuğu dünyaya getiren Bergman, 1950’de kendisi gibi evli olan Roberto Rossellini’nin çektiği Stromboli filminde rol aldığı sırada, aşk yaşamış ve bu ilişki ABD basınında çok tepki çekmişti. Yaşadığı baskılar sonucu Bergman, 1950 yılına dek Avrupa’da kalmış, ABD’ye gidememişti. Nihayet 1952’de evlenen Rossellini ve Bergman’ın dünyaya gelen ikiz çocuklarından Isabella Rossellini, annesinin en büyük üzüntüsünün o yıllarda ilk evliliğinden olan kızı Pia’yı uzun süre boyunca görememek olduğunu belirtti.

 

Rossellini, “ Annem yaşanan “skandaldan” ötürü çok üzgündü ve babamla olan ilişkisinin bedelini çok ağır ödedi, neyse ki bu acılar zamanla yok oldu ve Pia ile yeniden bir araya gelmeyi başardılar” dedi. “Skandalın” patlak verdiği o meşhur mektuba da değinen Rossellini sözlerine, “Annem, babama yazdığı mektupta, ‘ seninle çalışmayı çok arzu ediyorum, seni seviyorum’ sözlerini kaleme almıştı ve basın bu sözler üzerine toplumda “kadınların cinsel tehdit oluşturdukları’ algısını yaratmıştı” şeklinde devam etti. Rossellini anne ve babasının ilişkisini şöyle anlattı:

 

“1949’da Stromboli filminde birlikte çalışan annem ve babam birbirlerine çok aşık olmuştu. Annem ilk eşinden boşanamadan, ilk çocuğu olan ağabeyim Roberto’ya hamile kalmıştı ve bu hamilelik o dönem büyük bir felakete yol açmıştı.Amerika, ülkelerine gelen yabancıların ve starların toplumun ahlâkını bozacağını ve genç nüfüsa kötü örnek olacakları düşüncesinde bir yerdi. Yaşanan talihsizlikler üzerine, Amerika’ya ancak 1956’da kendisine ikinci kez En İyi Kadın Oyuncu Oscar Ödülü’nü kazandıran Anastasia filmi için geri dönmüştü. Bergman, üçüncü Oscar heykelciğini 1974’te çevirdiği Murder on the Orient Expressa filmindeki performansıyla kucaklayacaktı. Rossellini, İsveç, İtalyan ve Amerikan sinema endüstrisinde star olabilmeyi başaran Bergman için, “Annem her kültürle entegre olabilmiş bir oyuncuydu, kendi deyimiyle “hiçbir yere ait değildi ya da her yere aitti” dedi. Bergman, 1982’de 67’nci yaşına girdiği gün, meme kanserinden yaşama veda etmişti.

Etiketler: