Pazartesi , 29 Aralık 2014
Anasayfa » Kültür ve Sanat » Nostaljinin Kraliçeleri…
Nostaljinin Kraliçeleri…

Nostaljinin Kraliçeleri…

Sahne kıyafetleri, müzik tarzları ve duruşlarıyla 40’ların Hollywood filmlerinden fırlamış etkisi yaratan, ünlü grup The Puppini Sisters, 2014’ün son haftasında Türkiye’yi ziyaret etmeye hazırlanıyor.

The Puppini Sisters, 10 yıl önce kurulmuş, 40’ların Hollywood filmlerinden fırlamışcasına son derece nostaljik, sahnede de oldukça eğlenceli ve romantik bir vokal grubu. Sadece swing pop şarkılarını değil, swing havası vererek Gloria Gaynor’dan I Will Survive ya da Beyonce’den Crazy in Love gibi ünlü pop şarkılarını da yorumluyorlar. Rock parçaları ve ışıl ışıl yeni yıl şarkılarıyla The Puppini Sisters 20 Aralık Cumartesi ve 21 Aralık Pazar Akasya Acıbadem’de sahne alacak. Grubun üyelerinden Marcella Puppini ile müzik öykülerini ve şarkılarını konuştuk.

» İsminizle swing döneminin efsanevi grubu The Andrew Sisters’a gönderme yapıyorsunuz; size ilham veren grup olduğunu söyleyebilir miyiz?

Çıkış parçamız Boogie woogie bugle boy onların şarkısı ve bize ilk ilham veren şarkılardan biri. The Andrew Sisters şarkılarıyla sadece bize değil Bette Midler gibi birçok ünlü isme de ilham veren gruplardan. Christina Aguilera da Candyman şarkısında yine Boogie woogie bugle boy şarkısından melodiler kullanmıştı…

» Müzik tarzınız için swing- punk tanımı kulağınıza nasıl geliyor?

Özellikle canlı perfor manslarımız için swing- punk kesinlikle doğru. Ama swing döneminin şarkıcıları gibi sakin bir şarkı söyleyişimiz olduğu pek söylenemez; sahnede şakalar yapmayı, her ne kadar dansçı olmasak bile dans etmeyi ve izleyici ile iletişim kurmayı çok seviyoruz. Coşkulu bir swing- pop grubu sayılabiliriz. » Tarzınızı oluştururken size ilham veren başka neler oldu? Her zaman uyum içinde şarkı söylemeye büyük tutkum vardı. Kardeşimle beraber İtalyanca şarkılar söylerdik. Aslında Manhattan Transfer gibi toplulukları da çok seviyordum ama swing pop döneminin kıyafetleri bana ayrıca cazip geliyordu. Aslında müzik okulundan önce moda okudum; hatta Vivienne Westwood’la çalışıyordum. O dönemle ilgili olarak müzikler dışında, beni en çok çeken şey moda oldu.

» 40’lı yılların şarkılarının dışında, dönemsel olarak en çok neleri seviyorsunuz?

Bize nostaljik ve romantik geliyor. Sahnede şarkı söylemek; biraz tiyatro, kılık kıyafetle de moda yaratabilmek demek ve o dönemde her ikisi de var. Ama beni en çok o dönemde gerçek hayatta olup bitenlere ve savaş dönemine rağmen Hollywood’un yarattığı dünyadaki peri hikâyeleri ve şarkılardaki mutluluk çekiyor.

» Klip çekimlerinde daha önce Vivienne Westwood tasarımı kıyafetler giydiğinizi biliyorum; peki sahnede giydikleriniz?

Bir kısmını ben tasarlıyorum. En başından beri kostümlerimiz ve dönem kıyafetlerimize çok önem veriyoruz. Sahne şovlarımız için de farklı farklı tasarımcılarla çalışıyoruz.

» Sahnede yanınıza ünlü bir pop yıldızı eşlik edecek olsa kimi seçerdiniz?

The Puppini Sisters olarak sadece pembe saçlımız yok, bu yüzden Nicki Minaj harika olurdu. Ciddi olmak gerekirse Nicki Minaj’ı çok beğeniyorum. Popülerliği artınca daha farklı bir tarza geçmiş oldu ama özellikle ilk dönem şarkılarına bakacak olursanız çok yenilikçi biri. Şarkı aralarında rap yapardı ve harika olurdu.

CENK ERDEM/TARAF