1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | Bilgi Toplumu Hizmetleri | İletişim 04 Ocak 2014 Cumartesi 20:15
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Nusret Ezer Çalışandan Taraf 04.09.2013
Nusret Ezer
Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı Nusret Ezer - Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı
Nusret Ezer köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı

Bugünkü yazımı yazmaya başladığım sıralarda Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Başkanı Mustafa Kumlu’nun istifa ettiği haberi internet sitelerinde son dakika haberi olarak geçmekteydi. Kumlu, TÜRK-İŞ’in 6-9 Aralık 2007 tarihlerinde yapılan ve iki listenin yarıştığı 20. genel kurulunda, genel başkanlığa seçilmişti. O tarihten bu yana da en büyük işçi sendikasının genel başkanlığını yürütüyordu. Mustafa Kumlu da istifa ile ilgili yaptığı basın açıklamasında 2011 yılında yapılan TÜRK-İŞ Genel Kurulu’nun hemen ardından, TÜRK-İŞ yönetiminde başlatılan huzursuzluğu gerekçe göstermişti.

Aslına bakarsanız sendikalara karşı huzursuzluk fabrikadaki işçiden başlamaktadır. Yani sendikaların var olma gayesi olan emekçilerden başlamaktadır. Hatta bu huzursuzluk o kadar fazladır ki maalesef işçilerin sendikaya, sendikalaşmaya, örgütlenmeye olan inançlarını kıracak noktadadır. Sendikalaşma oranının yüzde 59.88 olarak açıklandığı bakanlık verilerinde, TÜRK-İŞ’in 2 milyon 239 bin 341, HAK-İŞ’in 431 bin 550, DİSK’in 426 bin 232, bağımsız sendikaların 135 bin 556 olmak üzere toplam 3 milyon 232 bin 679 sendika üyesi olduğu belirtilse de gerçek sayı 922 bin düzeyindedir.


SARI SENDİKACILIK YAPILIYOR...

Sendikalı işçi sayısı oldukça düşük. Çünkü işçiler sendikaları, yanlarında sadece aidat toplandığı günlerde görmüşler, onun haricinde çalışma koşullarından ücrete, iş güvencesinden iş güvenliğine kadar hiçbir sendika, işçisinin yanında gereği kadar yer almamaktadır. Kanunda haftalık 45 saat yazsa da, günde en fazla 11 saat çalışma olabilir yazsa da, işçinin işten çıkarılması için geçerli veya haklı neden olması yazsa da, sigortalı olmak işçinin vazgeçilmez hakkı yazsa da, kıdem tazminatı işçi işsiz dönemlerinin ekmek parasıdır hemen ödenir yazsa da... yazsa da bunları uygulayan doğru dürüst işveren fazla yok ne yazık ki. Yine işçiler sömürülüyor, yine emekçi eziliyor, yine olan, ekmeğini alın teri ile kazanmaya çalışan işçiye oluyor. Ve sendikalar bu olup bitenleri sadece seyrediyorlar.

Hiç hatırlıyor musunuz böyle bir işyerinin karşısında eylem yapıldığını... İşçi aleyhine çıkan kanunları cılız bir sesle, o da ayıp olmasın diye eleştirir gibi yapıyorlar. Düşünün son 10 yılda çalışma mevzuatında çıkarılan kanunların hiç mi eleştirilecek bir yanı yoktu. Örneğin; kademeli olsa da emeklilik yaşını 2036 yılından sonra 60’tan 65’e çeken 5510 sayılı Kanun eğer o zaman değişmeden uygulanırsa 1.5.2008’den sonra sigortalı olanlar ve olacaklar nasıl emekli olacaklar? Ya da hâlâ işverenin lütfunda olan kıdem tazminatı neden sağlam bir güvenceye konulamadı? 10 işçiden sadece bir işçi kıdem tazminatı alabiliyor. Bunun için neden işçi sendikaları eylem yapmazlar, karar mekanizmalarını harekete geçirmezler? 4857 sayılı Kanun çıkalı 10 yıl oldu ve kıdem tazminatı fonu hâlâ düzenlenmeyi bekliyor. Ne var ki Bakan Faruk Çelik intibak yasasını çözdüğü gibi giderayak bu konuya da el attı da, çözülür umarım.

Diğer türlü sendikalardan hayır yok. Zira; SARI’lar... Sarı sendikacılık gayesindeler, yani ne şiş yansın ne kebap derdindeler. Çünkü ne işçilerden vazgeçebiliyorlar ne işverenlerden ne de devletten. Ve insana olmaz olsun böyle sendikacılık dedirtiyor bu tutarsızlık. Aslına bakarsanız en basit kitabi ifadesi ile işçilerin, çalışma yaşamına ilişkin sorunlarını çözmek, ortak çıkarlarını ve haklarını korumak, geliştirmek için kurdukları örgütlere sendika denir. Peki, hangi sendika bu anlayışta... Burada eleştirdiğim tek bir sendika yok, genel sendikacılık anlayışını sorunlu buluyorum. İşçilerin sömürülen haklarına karşı durmayan sendikacılığı eleştiriyorum. Diğer türlü zaten bütün hakları devlet güvencesinde olan kamu işçilerinin korunan haklarını korumaya çalışan sendikacılık değil benim anladığım sendikacılık. Özel sektörde asgari ücretinde altında çalışmaya zorlanan, günde 12-13 saat, belki daha fazla çalıştırılan, iş kazaları tehdidinde canı pahasına çalışan, sigortası doğru düzgün bildirilmeyen işçilerin haklarının savunulduğu bir sendikacılıktan bahsediyorum. İşte bu hakları savunan sendikacılık gerçek sendikacılık. Zira kendi haklara gelince zaten sendikacıların tazminatları, ücretleri, çalışma koşulları, iş güvenceleri, sigortaları tıkır tıkır işlemekte. Hâl böyle olunca işçi alnındaki teriyle elindeki nasırıyla çalışır, sendika yöneticileri kâh koltuk kavgasında, kâh malum örgütsel faaliyetlerde, kâh siyasi çatışmalarda, kâh başka başka hesaplar içinde... Ama işçilerin, emeğin, alın terinin hesabı içinde değil...


[email protected]

 

 

Diğer Nusret Ezer Makaleleri:
  1. Hallaç pamuğu gibi savrulan 700 polisin hakları - 01.01.2014
  2. Hukuki riskli bir ülke miyiz - 25.12.2013
  3. ‘#THYGönderŞuTerbiyesizi #ThyBuLekeyiTemizle’ ve ‘Acun’un Utanç Duvarı’ - 18.12.2013
  4. Dershanelerin kapanması ertelendi, kıdem tazminatı ertelendi, iş güvenliği de ertelenir mi - 04.12.2013
  5. Dershaneler okulun ikamesi mi ki, dönüştürülsün - 27.11.2013
  6. Dershane sorunu, ara eleman yetiştirmekle çözülür - 20.11.2013
  7. Davul SGK’nın boynunda, tokmak Sağlık Bakanlığı’nda - 13.11.2013
  8. Memleket meselesi meslek lisesiydi ama dersaneler oldu - 06.11.2013
  9. Ünlü hocadan sahte sigorta bildirme tüyoları mı - 30.10.2013
  10. Sosyal iş ve SGK müfettişlerinin raporları artık hukuksuz - 23.10.2013
  11. Kıdem Tazminatı Fonu, fon öncesi işçinin kıdemine ‘bana ne’ diyor - 09.10.2013
  12. Emekliye maaş promosyonuna engeli kamu bankaları mı çıkarıyor - 02.10.2013
  13. Çalışma mevzuatında çözülemeyen sorun; kıdem tazminatı fonu - 25.09.2013
  14. İş güvenliği uzmanlığında rantiye dönemi - 18.09.2013
  15. SGK’nın alacaklarında zamanaşımı var mı, yok mu - 11.09.2013
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Yedek Kulübesi
  PTT 1. Lig’in kralı Slavko Perovic
  Torku Konyaspor’a dünya yıldızı
  Buruk’un UEFA madalyası çalındı
  Stuttgart’lı Tunay Paşa’ya doğru
  Cristiano Ronaldo’ya devlet nişanı ödülü
  Filenin Sultanları zorlanmadı: 3-0
  Futbol sahalarında görülmemiş ceza
  Joseph Yobo’ya Cardiff kancası
  Sahaya giren taraftara dava
  Şizofrenide terapi tartışması sürüyor
  En az 1 forvet ve 1 orta saha
  Bir ödülün iki yarısı
  İyiki doğdun Schumi
  Tavan arasından çıkan piyango

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 04.01.2014
Kuralsızlık derinleşiyor
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 04.01.2014
‘Junk thought’ kumpas
Strateji
Erol Koç - 04.01.2014
Beceriksizlik ve itibar kaybı...
Seyir Defteri
Vecdi Sayar - 04.01.2014
Alacakaranlığa veda
OYUN BOZAN
Haluk Çetin - 04.01.2014
Güce tapan sporcularımız, antrenörlerimiz, hakemlerimiz
AÇIK KAPI
Ümit Kardaş - 04.01.2014
HSYK
AGORA
Yüksel Taşkın - 04.01.2014
Laikliğin vazgeçilmezliği
Yüzleşme Atölyesi
Talât Ulusoy - 04.01.2014
Hem mimar değil, hem de Ermeni
HAKKIN HATIRI
Mücahit Bilici - 04.01.2014
Propaganda çöplüğü
GOMALAK
Hayko Bağdat - 04.01.2014
‘İşte o gün büyüdüğümü hissettim Hayko Abi’
-
Yiğit Karaahmet - 04.01.2014
Bilimkurgu
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Nusret Ezer - "Türkiye’deki sendikaların hepsi sarı mı" başlıklı köşe yazısı
04.01.2014 20:15:02