Cumartesi , 4 Nisan 2015
Anasayfa » Manşet » ‘Ayrıntılı bilgiyi Kandil’den alıyoruz’
‘Ayrıntılı bilgiyi Kandil’den alıyoruz’

‘Ayrıntılı bilgiyi Kandil’den alıyoruz’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Konya’da 16 yaşındaki lise öğrencisinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret suçundan tutuklanmasına ilişkin, “Ben, şunu içime sindiremiyorum, hırsızların elini kolunu sallayarak gezdiği bir ülkede, 16 yaşındaki bir çocuğun hırsızları eleştirmesi nedeniyle kalkıp hapse atılmasını benim vicdanım kabul etmiyor” dedi.

Çözüm sürecine ilişkin soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, süreçle ilgili “En ayrıntılı bilgileri Kandil’den alıyoruz” diye konuştu.

Star Haber’de Nazlı Çelik’in sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“(Çözüm Süreci) Varılan sonuçlar Kandil’e götürülüyor. Kandil’de oturulup konuşuluyor, onlar demeç veriyor. Geldiğimiz nokta şu; bakanların, milletvekillerinin, Türkiye’de medyanın, muhalefetin bilgi sahibi olmadığı bir süreç yaşanıyor. Kim biliyor? Kandil, İmralı, hükümetten birkaç kişi biliyor. En ayrıntılı bilgileri Kandil’den alıyoruz. ‘3 sayfalık metin geldi’ diyor. Herhalde bir söz verilmiş ki, nisan ayında Öcalan kongrelerine katılmazsa çatışma başlayacağını söylüyor. Yalçın Akdoğan, ‘Neden bunu erken açıkladın?’ diyor. Aralarında bir uzlaşma var. Samimi olmayan, birbirine güvenmeyen iki tarafın kendi aralarında vardıkları ama kamuoyundan ısrarla gizledikleri bir çerçeve var. Kandil ‘Siz eğer verdiğiniz sözü tutmazsanız, bu açıklamayı kamuoyuyla paylaşacağız’ diyor.

Birebir kapalı kapılar ardında görüşmeler yapılıyor. Mutabakat nedir bilmiyoruz. Dolayısıyla bizim yorum yapmamız doğru da olmaz. Bilmediğimiz bir konuda yorum yapmamız, görüş açıklamamız doğru değil.

AKLANMAK İSTİYORUZ DEMELERİ LAZIM

(Yüce Divan oylaması) Soruşturma komisyonuna 4 bakanın gidip, ‘Biz Yüce Divan’a gidip, aklanmak istiyoruz’ demesi lazım. Ahlak bunu gerektirir. Kendilerine güveniyorlarsa, herhangi bir yolsuzluğa bulaşmadılarsa, o anlayış da bunu gerektirir. ‘Ben gidip aklanmak istiyorum. Nerede aklanacağım? Soruşturma komisyonu beni aklamayacak, TBMM de beni aklamayacak. Benim aklanacağım yer, bütün dünyada, demokrasilerde hukuktur.’ Yani gidersiniz, mahkemede beraat edersiniz, çıkarsınız toplumun önüne dersiniz ki ‘Benim hiçbir suçum yok, ben aklandım ve geldim.’ Kapalı kapılar ardında görüşmelerin yapıldığını, bazı taktiklerin güdüldüğünü hepimiz biliyoruz. Bütün bunların hepsi kamuoyu önünde oluyor ve bu bizi rahatsız ediyor. Aslında bizden çok suçlanan kişileri rahatsız etmesi lazım. Onların ‘Ben gidip aklanmak istiyorum’ demesi lazım ama demiyorlar. Neden? Herhalde suçlular da onun için.

VİCDAN SAHİBİ OLMAK LAZIM

(16 yaşındaki lise öğrencisinin tutuklanması) 16 yaşındaki bir çocuk için tutuklama kararı vermek kolay bir olay değildir, biraz vicdan sahibi olmak lazım. O, bir lise öğrencisi. Konuşmayı yapıyor, şu veya bir şekilde belli kişileri, belli makamları incitmiş olabilir bu çocuk, bizim çocuğumuz, bu ülkenin çocuğu. Onu kazanmamız lazım, kaybetmemiz değil. Çağdaş dünyanın yüzüne nasıl bakacağız biz? Yazık günah değil mi bu çocuğa? Ben, şunu içime sindiremiyorum, hırsızların elini kolunu sallayarak gezdiği bir ülkede, 16 yaşındaki bir çocuğun hırsızları eleştirmesi nedeniyle kalkıp hapse atılmasını benim vicdanım kabul etmiyor. Bu ülkede hangi insanın vicdanı kabul eder bunu? O çocuk buna isyan ediyor. Amacını aşmış ifadeler kullanmış olabilir. Buna da itirazım yok, kullanmamalı. Söylenebilir ama bu çocuk eğitilmeli. Bu çocuğu alıp hapse attığınız andan itibaren başka bir sürecin içine sokacaksınız o gencecik çocuğu.”