Çarşamba , 20 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Avrupa’dan futbol!
Avrupa’dan futbol!

Avrupa’dan futbol!

Şampiyonlar Ligi 2. tur maçları oynanmaya başladı. UEFA Avrupa Ligi maçlarında ise Beşiktaş ve Trabzonspor bu maçta sahaya çıkacak. Avrupa futbolu ve kendi futbolumuz tekrar görücüye çıkacak. Spor programlarının isimlerine “Avrupa’dan futbol” olarak yansıyan Avrupa futbolunun kalitesi, daima kendimizi bir alt sınıfta görmemize neden olmuştur. Takımlarımız iyi oynadıkları zaman tribünlere yansıyan “Avrupa Avrupa duy sesimizi” bu ezikliğin ifadesidir.

Hafta sonu oynanan Beşiktaş maçı sonrası Şenol Güneş Türk futbolunu çok güzel özetledi. Zihniyetin değişmesi gerektiğini ancak bunun da kültürün değişmesiyle mümkün olduğu anlattı. Yani toplumun kültürü nasıl ise futbolun sahaya yansıması da aynıdır demek istedi. Avrupa takımlarına göre farklılıklarımızın en önemli nedeni bu.

Ligimizin Avrupa ligleri arasındaki kalite sıralamasına bakıldığında ilk 10’da olduğumuz söylenmesine rağmen, alt sıralarda yer alan ligleri seyrettiğimizde sahada futbol oynandığını görüyoruz. Çünkü Süper Lig’de futboldan daha ziyade sahada mücadele var. Bir diğer bakış açısı ile izah etmeye çalışırsak: Avrupa liglerinde herkes top ile meşgul olurken, yani işini yaparken, liglerimizde herkes birbiri ile uğraşıyor.

Bu durum bana klasik Türklerin olduğu cehennem fıkrasını hatırlatıyor. Cehennemde bütün çukurların başında bir zebani duruyor çıkmak isteyenlerin kafasına bastırıyormuş. Bakmışlar ki bir çukurun başında kimse yok. Neden diye sormuşlar. Zebani cevap vermiş, o çukurda Türkler var, dışarı çıkmak isteyenin ayağından aşağı çekiyorlar, o nedenle başında birinin bulunmasına gerek yok demiş.

Bu arada işin psikolojik yanı ile ilgili bir noktayı da paylaşalım. Avrupa’dan futbol ifadesi bilinçaltımızdaki etkilenmenin açık bir örneğidir. Takımlarımızın Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde oynamasına, Dünya ve Avrupa Kupaları eleme gruplarına Avrupa kıtasından dâhil olmamıza rağmen, spor programlarımızın adı geçmişten kalan alışkanlık ile hâlâ “Avrupa’dan futbol” dur.

Futbol kalitemizin mevcut sosyal düzenimiz içinde üst seviyelere gelmesi yakın zamanda mümkün gözükmüyor. Her gelen yabancı ülkede futbolun sert ve mücadeleye dayandığını belirtiyor. En son Fenerbahçe’den Diego aynı düşünceleri paylaştı. Çünkü biz hayatın her alanında mücadele etmemizi gerektiren bir yapıya sahibiz. Pazarda domatesin iyisini alırken bile pazarcı ile mücadele ederiz. Tezgâhın arkasından doldurduğu çürükleri engellemenin, engelleyememiş isek geri vermenin savaşı yaparız. Veya çürükleri eve gelince farkettiğimizde yaşadığımız hayalkırıklığı ile tekrar pazara çıktığımızda, pazarcıdan gelecek çürük domatesleri bildiğimizden tezgâhın arkasına doğru eğilerek çürük var mı yok mu bakmaya çalışırız.

Günlük hayatımızdaki en ufak meseleleri bile mücadele ile geçirmek, toplumun hayata bakışını (kültürünü) olumsuz etkiler. Bununla birlikte orta seviye ve hayati öneme sahip konulardaki mücadeleler ise travmalar yaşatır. Hâliyle futbol da bundan nasibini almaktadır. Avrupa’daki sosyal hayattaki düzenin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, sahada bire bir görülmesi de futbol kalitesini artırmaktadır.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Numan Türer

Numan Türer