Cumartesi , 4 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Bana her şey seni hatırlatıyor
Bana her şey seni hatırlatıyor

Bana her şey seni hatırlatıyor

Perşembe günü, Bugün TV’deki programımızda Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’yı konuk ettik.

İki saati aşan bir süre zarfında pek çok konu konuşuldu. Daha doğrusu o kadar süreye ne kadar çetrefilli mesele sığdırılabilirse hepsinden mevzu açıldı diyebilirim.

Fakat konuğumuzun benim için en ilginç beyanatı, internete sızan savunma görüntüleri hakkında söyledikleri oldu.

Dumanlı’nın avukatlarının görüntülü ifade kaydını mahkemeden talep etme hakları varmış. Ve bir kopya olarak alınmış da.

İkinci ve son kopya ise mahkeme arşivinde tutulmuş.

Fakat kaydın internette paylaşılması için servis edenler Ekrem Bey’in avukatları değilmiş ve bu konu hakkında suç duyurusunda bulunmuşlar.

Paylaşım sitelerinde izlediğimiz o kayıt tüm savunmanın kısa bir bölümünü oluşturuyormuş.

Ekrem Bey’in iddiasına göre görüntülerin tamamı Ankara’ya yollanmış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kaydı izlemiş.

İzledikten sonra da çok sinirlenmiş. İşlerin yolunda gitmediğini düşünerek etrafındakileri paylayıvermiş.

Davaya bakan savcı karar sonrası “tutuksuz yargılama” kararına itiraz ederek Dumanlı’nın tutuklanmasını talep etmiş. Twitter fenomeni Fuat Avni de Ekrem Bey’in bu iddialarını teyit eden paylaşımlarda bulunmuş.

Öyle olmuş, böyle olmuş falan filan.

Masal okur gibi okuyorsunuz değil mi?

Normal ile olan ilişkimizin ne kadar koptuğunun farkında mısınız?

AKP, CHP, MHP, HDP…

Hangi partiye yakınlık duyuyorsanız duyun.

Yukarıda yazdığım bu iddialar için “olur mu kardeşim öyle şey, mahkeme bir gizli kaydı Cumhurbaşkanı’na yollar mı hiç, Cumhurbaşkanı bağımsız ve tarafsız hâkimlere, cumhuriyet savcılarına etki edebilir mi, kimin tutuklanıp kimin serbest kalacağına dair bir yorumda veya etkide bulunabilir mi, burası guguk devleti mi” diye düşüneniniz olmadı sanırım.

Çünkü hepimiz biliyoruz ki artık bu memlekette olur böyle şeyler.

Hattâ olmaması eşyanın tabiatına aykırı neredeyse.

Bütün bu meseleler bana gençliğimde büyüklerimizden dinlediğimiz bir anekdotu hatırlatıyor.

Azınlık okulları veya kiliseleri veya vakıfları ile ilgili bir sorun olduğunda Ankara’ya bizim yöneticilerden heyetler giderdi.

Sorun dediğim de “kilisenin çatısı su sızdırıyor, izolasyon yapabilir miyiz” kıvamında dertler bu arada.

Vakıflar Müdürlüğü ve benzeri kurumlarla toplantılar yapılırdı.

Fakat rivayet edildiğine göre görüşülen tüm kamu görevlileri bizimkilere boş gözlerle bakıp dinler gibi yaparlarmış. Heyet ise beraberinde getirdiği dosyayı masanın üstüne bırakıp İstanbul’a döner, iki gün sonra gelecek cevabı beklermiş.

Konunun muhatabı gibi görünen bürokrat sadece bir aracıymış çünkü.

Asıl cevabı verecek olan başka bir yapıymış.

İçinde Genelkurmay’dan, MİT’ten, Emniyet’ten, Dışişleri’nden, İçişleri’nden temsilciler bulunan ve azınlıkların nefes alış verişini belirleyen bir komisyon söylermiş son sözü.

Anayasa, hak, hukuk, Lozan falan hak getire. O çatının tamir edilmesi devletin güvenliği için risk oluşturuyor mu diye incelenmeye muhtaç olurmuş. (Bu arada bu komisyon hâlâ faaldir.)

Erdoğan’ın durmadan şikâyet ettiği “Eski Devlet” böyle çalışırmış.

Elinizi vicdanınıza koyup cevap verin şimdi?

Şu son örnek üzerinden gidelim.

Dumanlı’yı gazeteden alan polisin, sorgulayan savcının, yargılayan hâkimin gözleri de biraz boşluğa bakmıyor mu?

Hepsinin suratına dikkatlice bakarsak Erdoğan’ın suretini görmüyor muyuz?

Televizyonda geçen altyazılardan yayında kahkaha atan kadın sunucuya kadar dert edinen yeni Milli Şef’imiz hayatımızın başka hangi alanlarına girmiş durumda?

Adliye koridorlarında, karakol odalarında, zabıta araçlarında, ihale dosyalarında, imar planlarında, televizyon mikrofonlarında, gazete satırlarında, Cuma hutbelerinde, okul sıralarında…

Bütün devlet bize hikâyedeki gibi boş boş bakmıyor mu? Son sözü söyleyecek olan gerçekten bir başkası değil mi?

Neredeyse Erdoğan’ın o çok sevdiği şarkıyı mırıldanıyoruz milletçe artık.

Bana her şey seniii hatırlatııyooorrr.

[email protected]

Twitter:@haykobagdat

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Hayko Bağdat

Hayko Bağdat