Cumartesi , 23 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Bank Asya’da çalışanlara da hukuksuzluk yapılıyor
Bank Asya’da çalışanlara da hukuksuzluk yapılıyor

Bank Asya’da çalışanlara da hukuksuzluk yapılıyor

Geçen hafta Bugün Televizyonu’nda katıldığı programda Ahmet Altan’ın Takrir-i Sükûn öngörüsü doğru mudur, bilmiyorum ama şu an için yapılan kanunsuzlukların haddi hesabı yok bence. Ve bence bu dönemki kanunsuzlukların merkezinde ise Bank Asya’da yapılanlar var. Neredeyse 17 Aralık’tan beri süren hesaplaşmanın kalesi, sembol yeri olarak görülüyor Bank Asya birileri tarafından. Bunun için aslında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18. maddesi açısından hiç de lüzumu olmamasına rağmen 3 Şubat’ta Bank Asya’nın 185 imtiyazlı ortağının yönetim hakları ‘evrak komedisi’ne istinaden gasp ederek TMSF’nin kontrolüne geçirilmişti. Yok belgeler tamam değilmiş, yok ortaklık yapısı karışıkmış, yok devlet eliyle banka nasıl batırılamazmış, yok daha nelermiş… Ve şu an Bank Asya’nın tek ve kabul edilmiş CEO’su Ahmet Beyaz’ın açıklamasına göre ortakların yüzde 95’i belgeleri tamamlamış. Ama buna rağmen hâlâ işgal devam ediyor. Aslında, şu an yönetim hakkının yine ortaklara iade edilmesi gerekir. Ama başta belirttiğim üzere 18. Madde’ye göre el konulma gibi bir yaptırımın uygulanması en baştan beridir yasal değil. Buradan 71. Madde’ye bir yol aranıyor olabilir diye düşünüyor insan. Zira, Bank Asya’nın TMSF kontrolüne, devlet gözetimine geçmesinde esas maksat Bank Asya’nın kurtarılması ise şu anki yönetim acaba bir kuruş dahi mevduat buldu mu? Hadi mevduattan vazgeçtim, Bank Asya ile işlem yapılmasını hukuksuz olarak engelleyen Maliye, SGK, İSKİ vs. gibi kamu kurumlarının yeniden anlaşma yapılması sağlanabilirdi diye düşünüyorum. Ama, ne yazık ki yeni yönetim kılını kıpırdatmıyor. Ve bu sebepten, Bank Asya’nın sermaye rasyosu gün geçtikçe azalıyor. Ve böylece; gün gelip rasyo yüzde 12’nin altına düşünce 71. Madde’nin devreye girmesi için zemin ve zaman hazırlanıyor. İşte, bankasına sahip çıkan milletin evini, arabasını, kolundaki bileziği satıp çocuğunun kumbarasındakine katıp Bank Asya’ya yatırması bu oyunu bozuyor ama bütün hesap büyük bir ısrarla bunun üzerine mi oynanıyor sanki, bilmiyorum. Bu konuda geniş ve teknik açıdan ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız 3 Şubat’tan beridir bütün hukuksuzları bir bir yazan Zaman gazetesi yazarı Turhan Bozkurt’u okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

 

ÇALIŞANLARA DA HUKUKSUZLUK YAPILIYOR…

5411 sayılı Bankacılık Kanunu açısından yapılan hukuksuzlukları Turhan Bozkurt’un kalemine bıraktıktan sonra, ben burada size daha farklı bir durumdan, Bank Asya’da yeni yönetim tarafından çalışanlara yapılan hukuksuzluktan bahsetmek istiyorum.

3 Şubat’tan sonra göreve getirilen yeni yönetim şu ana kadar 33 kişinin görevine son verdi. Bunu nereden mi biliyorum? Kısmen medyaya yansıdı. Ama esasında işin ayrıntısını işten hukuksuz bir şekilde çıkarılan çalışanlardan birinin benim vekâletimde işe iade davası açmasını istediğinde öğrendim. Müvekkilimden öğrendiğim kadarıyla işten çıkarılanlar genel müdür yardımcısı seviyesinden grup müdürüne, bölge müdürüne kadar birçoğu yönetici kadroda. Ve dahası da gelecekmiş. Ve bu işten çıkarılanların yerine, ekip adı altında boşta gezen bankacılardan ikame kişiler bulunuyormuş. Onlar da koşa koşa, can ata ata göreve geliyorlarmış. İşten çıkarılırken de liste hâlinde belirlenen isimler insan kaynakları servisine gönderiliyor ve çıkış işlemleri organizasyon değişikliği diye bahaneleştiriliyormuş. Bunun neresi hukuki allahaşkına. Hoş, Bank Asya’daki hangi uygulama hukuki ki, işten çıkarılmalar hukuki olsun. Şu ana kadar işten çıkarılanlardan işe iade davası açabilecek olanlar, işe iade davasını açmaları hâlinde kesin kazanırlar. Zira, İş Kanunu’nun en önemli prensiplerinden biri; iş akdi fesihlerinde feshin geçerli veya haklı nedene dayanması şartıdır. Diğer bir ifade ile, işten çıkarılan işçi için geçerli neden veya haklı neden olmaması hâlinde işe iade davasının kaybedilmesi işveren adına kaçınılmaz olur. Bu da ayrı bir maliyet oluşturacaktır. Çünkü, işe iade sonucu işçiye geriye dönük dört ücretin ve 4, 5 veya 6 tutarında ödettirilecek işe başlatmama tazminatına hükmedilir. Bu süreç iyi yönetilmezse, Bank Asya, çalışanlara uygulanan hukuksuz yaklaşımlardan dolayı da 7-8 milyon lira civarında maliyete maruz kalacaktır. Bu da Bank Asya’yı ayrıca zarara uğratmaktır. El insaf diyeceğim ama boşuna. Hiçbir gerekçe yokken sırf bir hesaplaşma için işten çıkarılan kişilerin yerine koşa koşa, can ata ata gelenlerin olduğu yerde insaf beklemek, taşın kalbi olduğuna inanmaktır.

Ama yine de “el insaf”, “el insaf”, “el insaf”…

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Nusret Ezer

Nusret Ezer