Perşembe , 4 Haziran 2015
Anasayfa » Yazarlar » Bu sefer HDP…
Bu sefer HDP…

Bu sefer HDP…

 

 

Seçimler hafta sonu yapılacak yapılmasına da, şimdi, bir yandan seçim sonuçları diğer yandan seçim sonrası siyasi tablonun ne olacağı tam olarak belli değil.

Son on üç yıl içinde yapılan genel seçimlere kıyasla, ilk kez sonuçları tam olarak kestirilemeyen bir genel seçim yaşayacağız.

Böyle görüyorum, çünkü seçimin kritik olan noktasını bu seçimlere ilk kez parti olarak giren HDP’nin baraj sorunu oluşturuyor. Hâkim görüş HDP’nin barajı aşacağı yönünde olsa da, bu, konunun kritik olma önemini azaltmıyor.

Yine bu genel seçimlerde ilk kez AKP’nin tek başına iktidar olup olamayacağı tartışılır duruma geldi.

Özellikle HDP’nin yüzde 10 olan seçim barajını aşması hâlinde AKP’nin de yüzde 40 veya altında oy alması durumunda hükümeti kuracak kadar yani 276 milletvekili çıkaramayacağı tahminleri yapılıyor.

Şimdi bir de seçim kampanyalarında göze çarpanlara göz atalım.

Özellikle HDP listelerinde kadın adaylar neredeyse yarı yarıya ve toplumsal çeşitliliğin tüm renklerini barındırıyor.

HDP bu yanıyla diğer partilerle fark yaratıyor.

Ben de oyumu bu sefer HDP’ye vereceğim.

CHP’nin “sosyo-ekonomik menfaat paketi” oldukça gündemi sarsmış durumda. Her ne kadar hükümet çevreleri “kaynak nerede” diye karşı atağa geçtilerse de toplum bu seçim vaadini sevdi.

Yine CHP’nin adaylarını ağırlıkla ön seçim yaparak belirlemesi hem diğer partiler için demokrasi dersi oldu ve hem de parti örgütlerinin siyasi enerjisini seçim sürecinde konsolide etmesine neden oldu. CHP ayrıca kadın, genç ve etnik köken farklılıklarına listelerde daha fazla şans vererek bir başka olumlu adım daha attı.

MHP’ye gelince; o da kadın ve gençleri aday listelerinde daha görünür kılarak bir fark yarattı. Ancak bundan daha önemlisi MHP bu seçimlerde siyasetini ilk kez doğuya doğru götürdü.

HDP’nin daha fazla Türkiye partisi olma çabaları onu daha fazla batıya doğru gitmeye ne kadar zorladıysa, hemen benzer nedenlerle MHP’yi de doğuya doğru gitmeye zorladı.

AKP ilk kez bu seçimlere oldukça siyasi ve ekonomik sorunlarla girerek bunlara karşı daha çok geçmişte yaptıklarını anlatarak cevap vermeye çalıştı.

Öyle ki “Onlar konuşur, AKP yapar” sloganı tam bunun için icat edilmişti.

AKP’nin bir diğer sorunu ise demokratik yeni anayasa konusundan fazla “başkanlık sistemi” tartışmasını öne çıkarsa da bunun dozunu da seçim kampanyasının sonuna doğru azaltma ihtiyacı duydu.

Ve en önemlisi çözüm sürecinin tarafı olmalarına rağmen konuyu neredeyse inkâr eden bir duruma savrulmaları oldukça ibretlik bir durum ortaya çıkardı.

Demokratikleşme sorunu bu seçimlerde HDP dışında hemen tüm partilerin yeterince özen göstermediği bir sorun alanı oldu.

Yeni anayasa ve AB süreci bu seçim kampanyasında kendine fazla yer bulamadı.

Yine dış politikada “değerli yalnızlık” sorununun aşılması noktasına fazla vurgu yapılamadığı gözlendi.

Türkiye için seçim sonrası beklentiler; ağırlıkla demokratikleşme ve yeni anayasa konusunda olduğu kadar hukuk devleti alanında evrensel ölçülerde değişimi içeriyor.

Ayrıca siyasi kutuplaşmanın ortaya çıkardığı gerginliğin yumuşatılması ve özellikle Kürt sorununun çözümü için daha etkin çabaların gösterilmesi seçim sonrası diğer bir hayati sorun olarak kendini gösteriyor.

Bu seçimin galibinin kim veya kimler olacağı kadar bence bu sorunların çözümünde rol oynamak daha değerli gözüküyor.

Son olarak herkes sandığa giderek yurttaşlık görevini yapmalı.

Sadece oy vermekle kalmamalı oyunu saymasını da bilmeli…

[email protected]

 

Etiketler:

Hakkında Mustafa Paçal

Mustafa Paçal