Cumartesi , 27 Aralık 2014
Anasayfa » Yazarlar » Bu yapı daha çok MHK başkanı harcar
Bu yapı daha çok MHK başkanı harcar

Bu yapı daha çok MHK başkanı harcar

Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp yoğun eleştiriler üzerine istifa etti. Sayın Alp gecikmeli de olsa doğru olanı yaptı.

Sayın Alp’in bu görevi kabul etmesi bize göre baştan yanlıştı.

Zekeriya Alp futbol kariyeri, kişiliği ve centilmenliğiyle futbolumuza damgasını vurmuş bir insan. Mevcut futbol yapısı ve ilişkileri bağlamında futbolun temel sorunlarına çözüm için hiçbir radikal dönüşüm yapılmadan bu insanları hedef yapmak en azından haksızlık.

Mevcut kulüp yönetici profili malum. Bu yöneticilerin hemen hemen hepsi futbol oyun kurallarını bilmezler, iyi niyetli ve samimi değiller. Kuralları az sayıda bilenler de eğer takımları müsabakayı kaybettiyse hemen hakemleri ve MHK başkanını suçluyorlar. Futbolcuların birçoğu iyi niyetli ve samimi değil.

Hakemlerin yüzde doksanı yetersiz. Müsabakaları bazı faktörlerin etkisinde kalıp yoğun baskı ve kaygılarla yönetmeye çalıştıkları için sürekli hata yapıyorlar.

Geçmişten bugüne dek birkaç istisna hakem hariç, güvenilir bir ortam yaratılamadı.

Malum kulüp yöneticilerinin, teknik direktörlerin demeç ve baskıları, hakem yorumcularının komplo teorileriyle hakemlerin taraftar ve seyirciler nezdinde güvenirlikleri sıfıra yakın.

Bu durumda MHK’nın başına ülkenin en güvenilir kişisini bile getirseniz hedef yapıp yıpratırsınız. Sayın Alp de tüm iyi niyet ve samimiyetine rağmen bu yapının olumsuz baskılarına muhatap oldu.

Bir yönetim göreve, projeleriyle, politikalarıyla ve dönüşümleriyle başlayıp bu icraatlarını da yetkin ve güvenilir insanlarla, görevlilerle hayata geçirme tercihiyle inandırıcı olur.

Mevcut bozuk ve sağlıksız yapıda göreve getirilen güvenilir insanlar tek başlarına hiçbir şey yapamadıkları gibi sadece yıpranırlar ve sonuçta bu bozuk ve sağlıksız yapının aktörleri hep kazanır.

Zekeriya Alp’in istifa haberlerinde, Süper Lig hakemlerinin bu istifaya çok üzüldükleri, “Gerekirse bu hafta maçları boykot ederiz” dedikleri belirtilmiş. Bu habere futbol camiasında en azından tebessüm edilir.

Bu kadar yoğun saldırı ve suçlama karşısında örgütlü tepki veremeyen, haklarını savunamayan ve sessizliği tercih eden hakemlerin böyle bir eylem yapabileceklerine acaba Sayın Alp inandı mı?

İstifanın hemen ardından MHK başkanlığına Yusuf Namoğlu atandı. Namoğlu devlet memurluğunun yanısıra hakemlik de yapan, daha sonra da siyasete giren bir kişi. 17 Nisan 2012 tarihinde MHK’nın “oradan buradan torpillerle meydana gelen bir kurul olduğu” demecini vermiş. Bu demeci verdiğinde Demirören federasyonu görevde.

Namoğlu bu göreve torpilsiz geldi galiba. Peki, diyelim kendisi bu göreve torpilsiz geldi. Peki, torpilli dediği, iradesi dışında görevlendirilen diğer kurul üyeleri ve eleştirdiği Demirören ile nasıl uyumlu çalışacak? Kurulu tek başına mı yönetecek?

 

YARSUVAT’IN DEMECİ

Galatasaray Kulübü Başkanı Yarsuvat’ın 3 Temmuz sürecine ilişkin demeci çok ilginç. Yarsuvat Cemaat’in Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istediği, Yıldırım’ın bu talebi karşılamadığı için şike ve teşvik pirimi soruşturmasının başlatıldığını söylemiş.

Hukuk profesörü bir büyük kulüp başkanının böyle bir demeci vermesi ilginç ötesi bir durum. Sayın Yarsuvat bu iddiayı acaba neden ortaya attı?

AKP- Cemaat savaşının en şiddetli döneminde bu tür bir demeç neden verilir acaba?

Aziz Yıldırım bu iddiayı yalanladı ancak o da şike ve teşvik pirimi operasyonunun Cemaat işi olduğunu savunmuştu.

Biz sade vatandaşların kafası son yıllarda iyice karıştı; bakalım daha neler yaşanacak?

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Haluk Çetin

Haluk Çetin