Cumartesi , 4 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Çocuklara/ Çocuklarla savaş
Çocuklara/ Çocuklarla savaş

Çocuklara/ Çocuklarla savaş

“Erzurum’da, bir alışveriş merkezinde, başka çocukların zorla yemeklerini yedikleri ve bu çocukların 25 TL paralarını aldıkları gerekçesiyle ‘Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma’ yapmakla suçlanan 14 yaşındaki 2 çocuk hakkında Erzurum Cumhuriyet Savcısı Metin Özyurt tarafından iddianame hazırlandı. Çocukların, 35-40 yıl hapsi istendi.”

“Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi, son 2 ayda eylemlere katılan yaklaşık 200 öğrenciyi bir listeye aldı. Çocukların ad, soyadı, baba ve anne adları, nüfus bilgileri, eğitim durumları ve şubeye geliş sebeplerinin yazıldığı listeler daha sonra Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderildi.”

“Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün, kayıtlara ‘Suça sürüklenen çocuk’ olarak geçen yaklaşık 200 öğrenciyi tespit edip haklarında çalışma yapması için Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdiği listede 8-9 yaşındaki öğrencilerin de olduğu ortaya çıktı.”

“Konya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği ileri sürülen lise öğrencisi 16 yaşındaki M.E.A., önceki gün okulundan alınarak çıkarıldığı mahkemede tutuklandı… Konuyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, ‘Kim olursa olsun, cumhurbaşkanının makamına saygı göstermesi gerekir’ dedi.”

“Konya’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle bir lise öğrencisinin tutuklanmasını Adalet Bakanlığı önünde dün protesto eden 3 lise öğrencisi de gözaltına alındı. ‘Bizde hırsıza hırsız derler’ yazılı pankarta açan öğrencilere önce bakanlık güvenlik personeli ardından polis müdahale etti.”

Bu haberler, sadece son birkaç günden…

1997’de Antep’te baklava çalan çocuklara işkence yapılması, altı yıl hapse mahkûm edilmeleri, yıllarca üzerine konuşulan, yazılan bir konu olmuştu.

Şimdi, Ağrı’da, bir alışveriş merkezinde geçen, çocukların diğer çocuklarla arasındaki refah uçurumunun yarattığı bir vaka nedeniyle olan biten, bu çocukları cezalandırmak için istenen 35-40 yıl mahkûmiyet üzerine konuşmuyoruz bile…

Diyarbakır’da, 8-9 yaşında çocuklar fişlenirken, “birkaç aya Kürt meselesi çözülecek, çözümde nihai aşamaya gelindi” deniyor.

Sonra, üzerine bir de, cila niyetine, dünkü konuşmalarından birinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Almanya’da da, ABD’de de çocukların tutuklandığından” bahsediyor. Aynı gün, şunları da söylüyor:

İnanıyorum ki o gençler dava sancağını yürekleriyle tutacaklar ve hak mücadelesini, hukuk mücadelesini, emek ve ekmek mücadelesini iftiharla taşıyacaklar. Şunu bilmenizi isterim gençler, bu dava sancağı, bu mücadele ruhu, asla ve asla yere düşmeyecektir.

Dava” ve “gençlik”, bu kavramlar iki ayrı şekilde biraraya getiriliyor günümüz Türkiye’sinde.

Bir yanda, çocuklara ve gençlere karşı açılan davalar… Bir yanda da, “dava şuuruna” sahip olması talep edilen çocuklar, gençler…

Erdoğan’ın ve diğer yöneticilerin sözleri, adeta bin ayrı parçaya bölünüp, Türkiye genelindeki ceberut devlet anlayışına sahip olanları kamçılıyor. Devletini, “devlet simgesi Erdoğan’ı”, başkalarını; hele de çocukları, gençleri ezerek koruyanlar, kimbilir devletten ne ikballer umuyor ve kimbilir, bu “hizmetleri” için ne devlet ikballerinden nasiplenecekler…

Ama eskiden farklı bir yön var; yeni nesiller, eskilerinden farklı büyüyor, dünyayı farklı algılıyor. Sosyal medyadan internete, “modern yaşam”, her kesimden çocukları değiştiriyor, dönüştürüyor.

Ve bu nedenle de, her kesimden, her görüşten, her türlü farklı etnik, dinî, kültürel gruptan çocukların, gençlerin devletin kendilerini şekillendirme, ezme, dönüştürme gibi çabalarına tepkileri de keskin olacak.

Kürtlerden “Beyaz Türklere”, dindarlardan milliyetçilere, yeni neslin kendi düşüncesini ortaya koyuşu, “sert” ve “kesin” bir dille olacak. Bu nedenle de, hem devletin çocuklarla, gençlerle savaşı; hem de, çocukların gençlerin devletle ve ne yazık ki, birbirleriyle savaşı geliyor.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Sezin Öney

Sezin Öney