Cumartesi , 28 Şubat 2015
Anasayfa » Yazarlar » Cuma notları
Cuma notları

Cuma notları

İKİ YIL SONRA BİR ÇÖZÜM METNİ

Demirtaş’ın açıkladığı 10 madde yazılış biçimi itibariyle iktidarın endişesini faş eden şifrelerle dolu. Maddelerin çoğu tekrar, neredeyse her maddeye “demokrasi” serpiştirilmiş. Tam bir bilmece, bulmaca! Üstü kapalı maddeleri deşifre etmeye çalışalım.

  1. Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarını tartışmalıyız.” Herhalde ulusal anlamda ademimerkeziyetçi, yerelde özerk boyut demek.
  2. Çözüm sürecinin yol açacağı yeni güvenlik yapısı.” Kalekollar, korucular, genel asayiş…
  3. Kadın, kültür ve ekolojik sorunların yasal güvenceleri neler olabilir?Kürt dili ve kültürü ile ilgili garantiler; çevresel kararların yerelde alınması…
  4. Kimlik tanımı, kavramına ilişkin eşit mekanizmaların geliştirilmesi.” Eşit vatandaşlık, anayasadaki etnik vurgunun kalkması…

 

KANAL İSTANBUL’DAN HABER

Kanal İstanbul’u yapacak firmanın yetkilileriyle geçen hafta bir araya geldik. ‘Bir an önce projeye başlamanız lazım’ dedik. ‘Türkiye’nin adını uluslararası platformda duyuracak en önemli projedir Kanal İstanbul’ dedik. ‘Geç kalmayın acele edin’ dedik.” Erdoğan Trakya, Karadeniz, Marmara, Ege ile Karadeniz’e dökülen bütün ırmakları ve İstanbul’u bitirecek kâbus projenin kararını kendi almış. Bakalım kim “ağır ol” diyebilecek?

 

ALMANYA’NIN BORCU

Yıllardır Yunanistan’ın borcunu konuşuyoruz, büyük alacaklı Almanya’nın bitmez tükenmez öfkesine şahidiz. Çalışkan Alman/ Tembel Yunanlı klişesi dillerde. Alman Mucizesi’ne daha yakından bakalım. Almanya Yunanistan’ı 1941-1944 arasında işgâl altında tutar. Rusya ve Polonya’dan sonra Alman işgâlinden en çok zarar gören ülkedir. İşgâli altındaki diğer ülkelerde yaptığı gibi Yunan Merkez Bankası’na 476 milyon marklık bir istikraz dayatır. Bu “mecburî” borcu Almanya asla geri ödemez. Zira borcunun yarısının silindiği ve olası diğer geri ödemelerin ancak iki Almanya’nın birleşmesiyle sonuçlanacak müstakbel bir “barış anlaşması” ile olabileceğini belirten 1953 Londra Anlaşması’na dayanır. Helmut Kohl 1990’da birleşmeyi zabıt altına Moskova Antlaşması’nda “barış anlaşması” ibaresinin geçmesini ustaca engeller. Yunanlılar ebediyen ayazda kalır. Ama Almanya da 1930, 1953 ve en son 1990’ta olmak üzere üç kez temerrüde düşmüş olur.

Alman Mucizesi 1953’teki borç silme kararı, Marshall Yardımı, AB sayesinde gelen barış ile Ortak Pazar, NATO’nun güvenlik şemsiyesi ve yabancı işçiler olmadan anlaşılamaz.

 

İKSV’DEN SİYASÎ PARTİLERE

Sanatçıların ifade özgürlüğü ile vatandaşların kültüre erişim ve katılım hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır.” “Kültür politikaları, kentlerin ve bölgelerin potansiyelleri, öncelikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda yerel aktörler tarafından geliştirilmeli ve hayata geçirilmelidir.” İKSV’nin Seçim bildirgeleri için siyasi partilere Kültür Politikaları öncelikleri ve önerilerinden sadece ikisi bu. Televizyonla sınırlı kültürün tam aksi yöndeki yapıcı önerilere göz atın, partinizden bu güvenceleri taahhüt etmesini talep edin. (www.iksv.org/tr/hakkimizda/kultur_politikalari)

 

ÇANAKKALE İSTANBUL’DA

8 Mart7ta kadar Tophane Depo’da, Beral Madra küratörlüğünde gerçekleşmiş olan 3. ve 4. Çanakkale Bienallerinden mükemmel bir seçki var. Çanakkale’nin yüzüncü yılında muharebeyle ilgili resmî masallara ayna tutan akıllı işler sergileniyor. Nigol Bezjian, Jakob Gautel, Komet ve Ani Setyan’ın ezber bozan çalışmaları görülmeli.

 

YETİŞİN TC EĞİTİMİNİ İHRAÇ EDİYOR

Geçende Arınç âdeti üzre fantastik açıklamalar yaptı. Dünyanın en başarısız millî eğitim sistemlerinden biri dünyaya açılıyor ve dışarıdaki özel Türk Okulları’nın yerini almaya hazırlanıyormuş. Bulunduğu ülkenin hukukuna tâbi okulun mülkiyetini nasıl üzerine geçireceksin? O okula İngilizceyi sular seller gibi konuşan kaç öğretmen atayabileceksin? İktidar her geçen gün daha akıldışı bir dünyada yaşamaya başladı.

[email protected]

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Cengiz Aktar

Cengiz Aktar