Perşembe , 21 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Döviz açığının yanına Hazine açığı da eklendi
Döviz açığının yanına Hazine açığı da eklendi

Döviz açığının yanına Hazine açığı da eklendi

Dün Merkez Bankası doları durdurabilmek için çabaladı. Ama dolar yine durmadı. Yükselmeye devam etti.

Peki, niye dolar yükseldi?

Çünkü, Merkez cuma günü sisteme 1,5 milyar dolar vereceğini söyledi. Ama zorunlu karşılıkları artıracağını belirtti. Tabii bu tuhaf söylem doları durduracağına yükselişe neden oldu. Bu arada hemen euro/dolar paritesi 1.0750 düzeyine geriledi diyebilirsiniz. Bu gerilemenin olacağı zaten biliniyordu. Dolayısıyla yarım euro ve yarım dolardan oluşan sepet kurun yükselmeye devam etmesi bize Türkiye’nin ekonomisinin yönetiminde bir hata olduğunu gösteriyor.

Gelelim doların niye yükseldiğine…

Dolar yükseliyor, çünkü, Türkiye’nin 138 milyar dolar tutarında kısa vadeli dış borcu var. Oysa Merkez Bankası döviz rezervleri sadece 128 milyar dolar. İşte bu rakamlar bize kısa vadeli döviz borçlarının ödenmesinde yeterli dövizin olmadığını gösteriyor. Bunun yanında Merkez Bankası’nın riski de yükseliyor. Çünkü döviz rezervlerinin para arzına oranı son bir yılda 7,65’ten 8,45’e yükseldi. Bu artış bize Merkez Bankası’nın kırılganlığının arttığını gösteriyor.

 

ŞUBAT AYINDA HAZİNE NAKİT AÇIĞI 8 MİLYAR LİRA OLDU

İşte Merkez Bankası’nın durumu bu.

Şimdi gelelim Hazine’ye…

Şubat ayı Hazine nakit açığı 8 milyar 458 milyon lira oldu. Ve şubat ayında Hazine 33 milyar 526 milyon lira gelir elde etti. Ama 42 milyar 69 milyon lira harcadı. Bu arada hemen belirtelim şubat ayında faiz dışı fazla yerine 1 milyar 476 milyon lira faiz dışı açık oluştu. Yani borç stokunu azaltmak için para ayrılamadı şubatta. Anlayacağınız döviz açığının yanına bir de Hazine nakit açığı eklendi.

 

FAİZLERİN HEMEN 2 PUAN ARTIRILMASI GEREKİYOR

Peki, bu durumdan kurtulmak için ne yapmak gerekiyor?

Hemen cevaplayalım.

Önce para piyasasında başlayan krizi durdurmak şart. İşte bu nedenle politika faizlerinin en az 2 puan artırılması gerekiyor. Yani Merkez’in politika faizi olan bir haftalık repo faizinin yüzde 7,5’tan yüzde 9,5 düzeyine, marjinal fonlama oranının yüzde 10,75’ten yüzde 12,75’e ve Merkez’in borçlanma faizi yüzde 7,25’in yüzde 9,25’e yükseltilmesi gerekiyor. Hattâ sepet kurda istikrar sağlanamadığı takdirde yine faiz artırmakta fayda var. Tabii para piyasalarındaki oynaklık giderildikten sonra GAP, Konya Ovası, Fatih gibi uzun vadeli yüksek oranlı büyüme hızını sağlayacak dış ticarete konu mal üreten projelere kamu kaynakları aktarılmalı. Böylece ekonomide canlanma sağlanmalı. Aksi takdirde 2015’te büyüme hızının yüzde 4 yerine negatif olacağını şimdiden belirtelim.

[email protected]

 

*

Not :

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Süleyman Yaşar

Süleyman Yaşar
Süleyman Yaşar, Türk yazar, öğretim üyesi, eski bürokrat ve gazeteci. Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisidir.