Cumartesi , 24 Ocak 2015
Anasayfa » Yazarlar » Ekonomide sekiz büyük riski ne
Ekonomide sekiz büyük riski ne

Ekonomide sekiz büyük riski ne

Dünya Ekonomik Forumu bu yıl Davos toplantıları için hazırladığı Küresel Riskler 2015 Raporu’nu açıkladı. Buna göre önümüzdeki 10 yılı kapsayan dönem için öngörülen sekiz ekonomik risk şöyle:

İşsizlik, finansal kriz, varlık balonu, finansal regülatörlerin yetersizliği, enerji fiyatları şoku, deflasyon, altyapı yetersizliği ve yönetilemeyen enflasyon olarak sıralanıyor.

Özellikle küresel düzeyde işsizliğin yapısal olduğu, yine işsizlik düşük ücretlere neden olduğu için deflasyonist yani fiyatların gerilediği bir ekonomik ortam yarattığı ileri sürülüyor raporda. Bu arada işsizlik, düşük ücretler ve finansal regülatörlerin yetersizliği nedeniyle gelir dağılımının bozulduğu, Çin’de 1980 yılında 30 olan Gini katsayısının 2010’da 50’ye çıktığı belirtiliyor. Dolayısıyla Çin’de gelir dağılımında adaletin hızla bozulduğu açıklanıyor. Bu arada Çin’de şirket borçlarının milli gelire oranının 2007’de yüzde 97 düzeyindeyken 2013’te yüzde 110’a yükseldiği, tabii böyle yüksek borç oranının durgunluğa ve finansal krize neden olabileceği belirtiliyor.

Yine dünyada günde 1,25 dolarlık gelirin altında kalanların oluşturduğu nüfus, dünya nüfusunun 1990’da yüzde 50’si düzeyindeyken bu oranın 2010’da yüzde 22’ye gerilediği ama günde üç doların altındaki nüfusta oransal bir gerileme olmadığı ileri sürülüyor.

Bir de düşük faizlerin varlık fiyatlarında balon yarattığı, bunun sonucunda banka kurtarma operasyonlarının tekrar yaşanacağı söyleniyor. Bütün bu risklere ilave olarak enerji fiyatlarındaki gerilemenin Rusya ve Asya ekonomilerinde şok yarattığı, küresel düzeyde enflasyonun yönetilemediği ileri sürülüyor. Ve özellikle altyapı hizmetlerinin yüzde 80’inin özel sektöre ait olduğu ABD’de elektrik gibi kritik altyapının yetersiz kaldığı belirtiliyor. Ohio’da yaşanan elektrik kesintisinin ABD ve Kanada’da 55 milyon insanı, Hindistan’da ortaya çıkan elektrik kesintisinin 670 milyon insanı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ve ABD’de kritik altyapının negatif dışsallıklarının özel sektör tarafından ihmal edildiği, bu nedenle kritik altyapı hizmetlerinin küresel düzeyde ele alınması gerektiği söyleniyor.

Anlayacağınız, Davos’ta açıklanan önümüzdeki 10 yılda ortaya çıkabilecek ekonomik riskler işte bunlar. Bir de unutmadan hemen belirtelim Davos Raporu’nda önümüzdeki on yıl içinde çıkacağı öngörülen Orta Doğu’da su krizi riski var. Tabii bu kriz Türkiye’nin toprak bütünlüğü için çok önemli oluyor. Olası su krizi üzerine Türkiye’nin hemen odaklanması şart.

 

***

 

Osmanlı’nın Pangaltı hamamını kim yok etti

 

Halaskargazi Caddesi üzerinde Osmanlı’dan kalma bir hamam vardı. Bu hamam aslına uygun biçimde yeniden inşa edileceği gerekçesiyle yıkıldı. Daha sonra AKP iktidara gelince aslına uygun olarak yapılması beklenen Osmanlı hamamı projesi değiştirildi. Onun yerine otel yapıldı. Böylece Pangaltı’daki Osmanlı hamamı yok olup gitti.

Niye anlattık bu olayı?

Şundan anlattık, hükümet sürekli Osmanlı’yı övüyor. Hattâ onun dili Osmanlıcayı zorunlu ders olarak okullarda okutmaya başlıyor. Ama Balkanlarda Osmanlı hamamları ayakta dururken Osmanlı’nın başkentindeki hamamı yok ediyor. Kısaca bu iktidar aslında Osmanlı’yı sevmiyor. Osmanlı’nın rantını seviyor.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Süleyman Yaşar

Süleyman Yaşar
Süleyman Yaşar, Türk yazar, öğretim üyesi, eski bürokrat ve gazeteci. Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisidir.