Pazartesi , 6 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Futbolun hâlleri
Futbolun hâlleri

Futbolun hâlleri

TFF kısa süre önce aldığı yerli ve yabancı uygulaması ile ilgili kararın sonuçları görülmeden bu defa yeni bir karara imza attı.

Bu karar birçok medya grubu tarafından “flaş haber” ve “Futbolda devrim gibi kararlar” olarak duyuruldu.

Bu devrime imza atanlar da Türk futbol tarihinin altın sayfalarında yerlerini çoktan ayırttı.

Bu arada tüm yapılanmasını TFF’nin önceki kararına göre yapan Beşiktaş, Gençlerbirliği gibi takımların plan ve projeleri de çöpe gitti.

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ile yaptığımız bir sohbette “TFF kararları çerçevesinde, Türk Milli Takımı’nın iskeletini oluşturacak bir kadro inşa ettik, kısa süre içinde Milli Takım’ın en az sekiz oyuncusu Beşiktaş kadrosu içerisinden seçilecektir” demişti.

Bazı maçlarda Milli Takım aday kadrosunda Başkan’ın belirttiği sayıda oyuncu yer aldı. Hatta sakatlıklar olmasaydı bu sayı daha fazla bile olabilirdi.

Bazı takımlar medyadaki uzantılarına her yıl finaller kovaladığımız uluslararası arenada finallerden uzak kalışımızın sebebinin yabancı sınırlaması olduğunu beyan ettiriyordu.

Hâlbuki az geri dönüp baksalar FB ve GS’nin sekiz yabancıyla oynadıklarında da aynı sonuçları aldıklarını, bütçelerinin de bugünden bir farkı olmadığını görmüş olacaklardı, ancak buna vakitleri de ihtiyaçları da yoktu.

TFF futbolu kurtaracak devrim gibi kararlara imza attı, kamuoyu adına kendilerinden sadece bir adet istirhamım olacak; yabancı sınırlamasını ortadan kaldıran belirlemiş olduğunuz idari, mali kriterlerin takipçisi olunuz ve en azından bunları değiştirmeye kalkmayınız.

Belirlenen kriterlere göre lisans verilecekse Gençlerbirliği ve bir iki kulüp dışında hiç kimsenin kımıldayacak bir yeri olmadığı görülecektir. Devlet belki kendi alacaklarından vazgeçerse o ayrı bir konu. O da olur mu olur. “Olmaz olmaz deme hiç, olmaz olmaz.

Yabancının iyisi kariyerini düşünerek hareket ediyorsa zaten buraya gelmiyor, gelenler kariyer finalinde son bir kez daha iyi para kazanmak için Türkiye’yi tercih ediyor. Çoğu buna rağmen nedamet duyuyor…

Bu karar kime ve neye hizmet ediyor çok açık değil mi?

 

HAKEMLER

Türk medyası her alanda 12 Eylül dönemlerinden esintiler taşıyor.

Hâl böyle olunca hakemlerin verdiği ve vermediği tüm kararlar kamuoyunun inanması için “hakem hatası” olarak anlatılıyor.

Tabii ki kendi aklı vicdanı, gözü kulağı ve uzuvlarının sahibi fanatik olmayan hiç kimse bu masalcılara itibar etmiyor, o da ayarı bir konu.

Şikeci ve teşvikçiler için maç sonuçlarını kendi arzuna göre manipüle etmenin en kolay yolu hakemin sahibi olmaktır.

Penaltı da alırsın, rakip takım oyuncusunu da hocasını da saha dışına attırabilirsin.

Hakem seninse maç da senindir.

Rakibe karşı bir kişi fazla oynamak bu kişi aynı zamanda karar vericiyse iyi oynasan da olur oynamasan da…

Hele ki sahibi olduğun kişi uluslararası arenada düdük öttüren biriyse hiç korkma şampiyon bile olabilirsin.

Bu ülke de, hâkimleri de, hakemleri de, bizi hiç yanıltmadı.

Her zaman olduğu gibi bu yıl da, ilk yarı bitmeden lige hakemler eliyle şekil şemail verildi.

İkinci yarıda bu tabloyu hakemi de yenecek güçte takımı olan, tüm oyunları bozabilecek kapasite ve kabiliyete sahip olanlar bozabilir.

Çünkü hiçbir şey hayatın doğal akışı içerisinde gerçekleşmiyor.

 

SARAY ZİYARETİ

Dünden bugüne devlete olan yükümlülüklerin yerine getirilmesinde bazı takımlar daima pozitif ayrımcılıkla ödüllendirildi.

Stadı devlete yaptıran vergiyi millete ödeten GS bu alanda liderliği hiç devretmedi.

Son saray ziyareti ardından 125 milyonu bulan vergi borç ve cezalarının dört buçuk milyon olarak tahakkuk edileceği bilgisi yansıdı.

Hâlbuki Maliye Bakanı her defasında kimseye af ve ayrıcalık yok demişti.

Bu açıklamanın sıradan vatandaşı kastettiğini anlamak uzun sürmedi.

[email protected]

Twitter:nurullah_ozturk

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Nurullah Öztürk

Nurullah Öztürk