Perşembe , 21 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Grup toplantısındaki müjde torbada yokmuş!
Grup toplantısındaki müjde torbada yokmuş!

Grup toplantısındaki müjde torbada yokmuş!

3 Şubat 2015 tarihinde kendinden geçercesine ve avuçları patlatırcasına yapılan alkışlar arasında kürsüye çıkan Ahmet Davutoğlu grup toplantısında enflasyondan bahsedip İzmir’de Başbakanlık ofisi açılacağını belirtmiş ve siyasetin omurgalı duruşunu sergilediğinden dem vurup paralele çaktıktan sonra üç tane müjde vermişti. Bunlardan birisi 12 ayın üzerinde Bağ-Kur prim borcu olanların borçlarının silinmesiydi. Zira kürsüde Ahmet Davutoğlu büyük bir heyecanla aynen “Bağ-Kur sigortalılarına iletmek istiyorum. İki milyon 366 bin Bağ-Kur’lunun prim borcu vardı. Bir milyonu borçlarını dün itibariyle yapılandırdı. Geriye 1 milyon 305 bin kardeşimiz kalmıştı. Prim borçları birikmiş. İki aylık prim borçları olunca sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Şu andan itibaren 12 aydan fazla borcu olarak kardeşlerimizin primlerini donduruyoruz. Sağlık yardımlarından yararlanması garanti altına alınmış oluyor. Bir şekilde borçlarını yapılandıramamış olan 1 milyon 305 kardeşimizin prim borcu donduruluyor. Bunlar dondurulduğu için de sağlık yardımlarından yararlanma imkânı sağlanıyor. Bu vatandaşlarımız tekrar primlerimi ödemek istiyorum dendiğinde, kaldıkları yerden bu süreç ihya edebilecek. Kimsenin de sağlık yardımından mahrum kalması sözkonusu olmayacak” demişti.

 

TORBADA YOKMUŞ…

Aslında devlet olarak önce başbakan dâhil bütün yetkililer insanların neden sosyal güvenlik primlerini ödeyemediklerini düşünmesi gerekir. Başbakan’ın yaptığı açıklamaya göre iki milyon 366 bin Bağ-Kur’lunun borcu varmış. Sosyal devlet ilkesi açısından son derece tartışılması gereken bir konu. Bu insanlar prim borçlarından dolayı sağlık yardımı alamıyor, emekli olamıyor. Ama bunların zaten tartışılacağını da çok beklemiyorum. Ama varsayalım ki bu ülke anonim şirket olsaydı, bir şirket olarak bu kadar alacaktan vazgeçerek şirketin bilançosunu zarara uğratmış olunacaktı. Allah’tan devletimiz şirket değil ve şirket gibi yönetilmiyor. Prim borçlarının silinmesi çözüm değil ama sonuç itibari ile borçlu olan Bağ-Kur’luların borç batağından kurtulması için böyle bir çözüm üretilmesi yerinde. Hattâ mevcut düzende borcun silinmesinin bir kereliğine değil sürekli olarak uygulanan ve borçlu olan Bağ-Kur’luların borçtan kurtulacakları bir yol olarak yedekte olması gerekir. Bunun bir yasal düzenleme ile yapılması gerekir. Böyle bir düzenlemenin de olabileceğini çok düşünmüyorum. Ama Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun hem de omurgalı siyasetten dem vurduğu grup toplantısında açıkladığı 12 ayın üzerinde Bağ-Kur prim borcu olanların borçlarının silinmesi ile ilgili düzenlemenin yasalaşabileceğini bekliyordum. Bekliyordum diyorum çünkü koskoca başbakanın 15 televizyonun aynı anda canlı verdiği grup toplantısında açıkladığı bir konunun yasalaşmasını bekliyordum. Ama Meclis’teki gündem gereği yetişmeyeceği için torbada yokmuş.

 

TORBA İÇİNDE TORBA…

12 ayın üstünde borcu olanların borçla birlikte Bağ-Kur hizmetlerinin de silineceği düzenleme torbada yok. Bunun yerine Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun periyodik olarak müjdesini verdiği aile paketi, iş sağlığı ve güvenliği paketi, sosyal güvenlik paketi gibi paketlerden karma bir paket yapıp yeni bir torba çıkarmışlar. Biraz ondan, biraz bundan, biraz şundan diyerek 33 maddelik yeni bir torba yapılmış ve bu torba Meclis’te oylanacakmış. Bu, torba içindeki torbada;

  • Doğum sayısındaki sıraya göre ilk doğumda 300, ikincide 400, üçüncüde 600 lira nakit yardımı olacakmış.
  • 35 bin öğretmen ataması için MEB’e kadro verilecekmiş.
  • Evlilik için çeyiz hesabı açacaklara, devlet tarafından 5000 lira katkı sağlanacakmış.
  • Ev almak için hesap açanlara devlet katkısı 15 bin lira olacakmış.

Böyle bir torbanın olabileceğini açıkçası çok düşünmüyorum. Hadi, kıdem tazminatı fonundan, emeklilikte yaşa takılanlara çözümden, 2000 yılı sonrası intibaktan, sigorta öncesi doğumlar için borçlanmadan, staj sigortasının sigorta başlangıcından, vazgeçtim. Hele taşerona kadrodan hepten vazgeçtim ama bir başbakanın grup toplantısında ilan ettiği bir düzenlemenin torbada olmayacak olmasının tarifi zor.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Nusret Ezer

Nusret Ezer