Salı , 12 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Hükümete güven olmadan faiz inmez
Hükümete güven olmadan faiz inmez

Hükümete güven olmadan faiz inmez

Dün açıklanan ocak ayı enflasyonu beklenenin epeyce üzerinde gerçekleşti.

Peki, neydi beklenti?

Hemen cevaplayalım; ocak ayında enflasyonun yüzde 0,70 oranında olacağı bekleniyordu. Hatta yüzde 0,50 bekleyenler de vardı. Ama öyle olmadı, enflasyon yüzde 1,10 düzeyinde, beklenenden oldukça yüksek düzeyde gerçekleşti.

Tabii yılın ilk ayında enflasyon yüzde 1,10 oranında olunca bu defa 2015 yılı için Merkez Bankası’nın açıkladığı yıllık yüzde 5,5 oranındaki enflasyon hedefinin de artık tutturulması zorlaştı.

Bu arada dün açıklanan verilere göre yıllık enflasyon yüzde 7,24 oldu. Ama bu oran geçen yılın ocak ayı enflasyonunun yüzde 1,98 olmasından kaynaklanıyor. Yani baz etkisiyle yıllık enflasyon azaldı. Bir de çekirdek enflasyonun yani işlenmemiş gıda, enerji ve alkollü içecek, tütün ve altın hariç enflasyon oranının yüzde 9,36 oranında olduğunu belirtelim.

Peki, azalan küresel petrol fiyatlarına rağmen Türkiye’de enflasyon niye düşmüyor?

Düşmüyor, çünkü para arzı büyüme hızının üç katından fazla artıyor. Yani ekonomi dokuz ayda yüzde 2,7 oranında büyürken para arzı yüzde 8,5 oranında çoğaldığından enflasyon artıyor. Aslında iktidar aynı zamanda bir vergi olan enflasyondan hoşlanıyor.

Gelelim faiz indirimine?

Tabii dün ocak ayı enflasyonu yüzde 1,10 gibi yüksek oranda gerçekleşince bu defa Merkez Bankası olağanüstü toplantı yapmaktan vazgeçtiğini açıkladı. Yani faiz indirimini bir başka toplantıya bıraktı. Bu koşullarda faiz indirimi yapmak pek akıllıca olmazdı zaten. Çünkü bütçede büyük bir açık olmamasına rağmen vatandaş hükümete güvenmiyor.

İşte bu güvensizlik nedeniyle faiz indirildiğinde dolarizasyon artıyor. Yani vatandaş faiz indirilince dövize koşuyor. Anlayacağınız hükümete güven olmadan faiz indirimi yapmak zor.

 

***

 

Lazard Yunanistan’a danışman oldu

 

Zengin ülkeler ve kredi verenler krizdeki ülkeye ya da zor durumdaki borçluya başka bir gözle bakarlar. Krize giren ülkenin durumundan faydalanmanın yollarını ararlar.

Nasıl ararlar? İşte size bir örnek. 1995 yılında Meksika’da yaşanan ve binlerce kişinin aç ve sefil olduğu ekonomik kriz, ABD de yayımlanan Houston Chronicle’de “Güney komşumuzda neler olduğunu merak edenlere duyurulur. Özellikle Amerikalılar için iş imkânları çok” cümleleriyle yer aldı. Ve bu konuyu inceleyen Prof. J. G. Castenada; “Meksika krizinin ABD için ifade ettiği işte bu, binlerce insanın perişanlığından kendine çıkar sağlamak” diyerek kredi verenlerin bakışını vurguladı.

İşte yeni bir örnek daha Amerikan yatırım bankası Lazard, Yunanistan’da yeni hükümete danışmanlık yapacak. Yani Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankası ile yapılacak borçların yeniden yapılandırılması görüşmelerinde Yunan Hükümeti’ne artık Lazard akıl verecek.

Anlayacağınız Yunanistan’ın krizinde yine Amerikan yatırım bankaları kazançlı çıktı.

[email protected]

 

*

Not :

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Süleyman Yaşar

Süleyman Yaşar
Süleyman Yaşar, Türk yazar, öğretim üyesi, eski bürokrat ve gazeteci. Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisidir.