Pazartesi , 6 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » İhracattaki gerileme durgunluğa gittiğimizi gösteriyor
İhracattaki gerileme durgunluğa gittiğimizi gösteriyor

İhracattaki gerileme durgunluğa gittiğimizi gösteriyor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ihracat rakamları iyi gelirse tatil günü de verileri açıklardı. Beklenen açıklama cumartesi ve pazar günü yapılmayınca Ocak 2015 ihracat rakamının olumsuz olduğu beklentisi yaygınlaştı. Ve beklenti gerçekleşti, dün açıklanan yılın ilk ayının ihracat rakamı moralleri bozdu.

Ocak 2015’te ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,8 oranında azalarak 10 milyar 803 milyon 970 bin dolar oldu. İhracat geçen yılın aynı ayına göre 1 milyar 172 milyon 873 bin dolar tutarında geriledi.

Gelelim ihracatın niye gerilediğine…

TİM’in söylediğine göre ihracatın gerilemesi euronun değer kaybetmesine ve havaların kötü gitmesine bağlanıyor. Tabii bu gerekçe pek inandırıcı değil.

Niye inandırıcı değil?

Değil, çünkü ocak ayında geçen yılın aynı dönemine göre en büyük daralma Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na yapılan ihracatta görülüyor. Ocak ayında Rusya’ya ihracat yüzde 32,1 oranında azalırken, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ihracat yüzde 25,7 oranında azalıyor. Ve bu ülkelere ihracat 1 milyar 285 milyon dolardan 932 bin dolara geriliyor.

Yine Afrika’ya olan ihracat yüzde 16 oranında, Orta Doğu’ya olan ihracat yüzde 4,9 oranında, Avrupa’ya olan ihracat yüzde 7,5 oranında azalıyor. Bu arada Kuzey Amerika’ya olan ihracatın yüzde 5,3 oranında arttığını belirtelim.

O hâlde bu verilere göre ocak ayında ihracatı azaltan en önemli nedenin Batılı ülkelerin Rusya’ya uyguladığı ambargo olduğunu belirtmekte fayda var. Bir de küresel petrol fiyatlarının gerilemesine rağmen Türkiye’de enflasyonun yükselmesi rekabet gücünü azaltıyor. Dolayısıyla Türk mallarının dış pazar bulması zorlaşıyor.

Gelelim bu ihracat gerilemesinin ne anlama geldiğine…

İhracattaki gerilemenin anlamı şu; Rusya ekonomisinin bu yılın ilk yarısında yüzde 3 oranında daralacağı tahmin ediliyor. Rusya ekonomisi daralınca Bağımsız Devletler Topluluğu ve buna bağlı olarak Türkiye ekonomisinin de daralacağını söylemek herhalde yanlış olmaz. Zaten Avrupa’da durgunluk var. Bir de Rusya etkisi Türkiye ekonomisini de durgunluğa götürebilir. Bu arada ilk ayın ihracat rakamını gördükten sonra bu yıl hedefi olan 173 milyar dolar tutarındaki ihracatı gerçekleştirmek zor görünüyor. Dolayısıyla yüzde 4 oranındaki büyüme hedefinin de tehlikeye girdiğini belirtelim.

 

TÜRKİYE, GÜNEY KORE’NİN YENİ MODELİNİ UYGULAMALI

O hâlde ne yapmalı, sorusu akla gelebilir.

Hemen cevaplayalım. Durgunluğa girmemek için derhal iç talebi canlandırmak ve hizmet sektöründe verimliliği artırmakta fayda var.

Bu konuda Türkiye’nin hemen Güney Kore’ye bakması gerekiyor. Niye bakması gerekiyor? Çünkü Güney Kore’de milli gelir içerisinde ihracatın payı 1970 yılında yüzde 15, 2002’de yüzde 34 düzeyindeydi; bu oran 2013’te yüzde 56’ya çıkınca epeyce kırılgan bir ekonomi hâline geldi. Dış talepteki azalma Güney Kore’yi hemen krize sokuyor.

İşte bu kırılganlıktan kurtulmak için Güney Kore şimdi hizmet sektöründe verimliliği artırmak amacıyla kadın emeğini daha çok üretime katılmaya çağırıyor. Çünkü sanayi sektöründe verimlilik artışı 1980-2010 arasında yüzde 8,2 olurken hizmet sektöründe yüzde 2 düzeyinde kaldı. İşte bu nedenle Güney Kore şimdi modern sağlık, eğitim, iletişim, işletme hizmetleri, yasal ve finansal hizmetlerde kaliteli ve verimli üretime yöneliyor. Küçük yatırımcıya hizmet sektöründe yoğun teşvikler getiriyor. Regülasyonları azaltıyor. Tabii bu arada yabancı sermaye için yatırım iklimini iyileştiriyor. Böylece hizmet sektöründe verimliliği artırarak rekabet gücünü çoğaltmayı planlıyor.

O hâlde bizde hemen Güney Kore’yi örnek alıp harekete geçmeliyiz. Aksi takdirde durgunluğa doğru hızla ilerliyoruz.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Süleyman Yaşar

Süleyman Yaşar
Süleyman Yaşar, Türk yazar, öğretim üyesi, eski bürokrat ve gazeteci. Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisidir.