Perşembe , 21 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Maral En ‘Modifiye’ Hikâyem
Maral En ‘Modifiye’ Hikâyem

Maral En ‘Modifiye’ Hikâyem

Ne kadar önemli olduğunu dillerden düşürmediğimiz genç nüfusumuz, bir süreden beri kanalların ve senaristlerin ilgisini çekmeye başladı. Sonuçsa, ciddi reyting rakamlarına ulaşan gençlik dizileri. “Maral En Güzel Hikâyem” de onlardan biri olmaya aday!

Maral, küçüklüğünden beri hayatında önemli bir yer tutan ve kariyer planlamasını da orada yükselme üzerine kurduğu Luna’da garsondur. Sarp ise aynı mekânda çikolata ustası olarak çalışmaktadır. Hikâye, hem bu ikilinin aşkı hem de Maral’ın hep hayalini kurduğu Luna’ya patron olma fırsatını nasıl değerlendireceği üzerine kuruluyor. Bildiğimiz masal dünyasının hikâyelerinin ve kahramanlarının baz alındığı bir dizi var karşımızda. Yalnız kafası biraz karışık. Çünkü ikinci bölüm geçse bile daha ne olacağına karar verebilmiş değil. Dram mı, romantik komedi mi, bazı yönleri ile fantastik mi olacağına karar verememiş bir dizi Maral!

Aslına bakarsanız bizim dizi dünyamız açısından yeni bir tür deniyor da olabilirler. Diziyi izlerken fark ettim ki farklı ülkelerin dizi formatlarının iyi yanlarını alıp biraraya getirilmeye çalışılmış. Nasıl mı? Bir kere Maral’ın hikâyesi bana “Çirkin Betty”yi anımsattı. Moda dünyası, orada yükselmeye çalışan ama zeki ve yetenekli olsa da görülmez olan ve yetersiz olarak algılanan Betty, onun âşık olduğu ve diğer kadınlarında ilgisini kolayca celbeden bir adam (Daniel Meade) ve Betty’nin şirketin içindeki ve dışındaki rakiplerinin oyunlarından sıyrılma çabaları Maral’la Betty’yi ortaklaştıran şey. Yani senaryo Güney Amerika dizilerinden esinlenilmiş gibi duruyor.

Luna’da çalışanların hepsine bir tipleme yüklenmiş. Kimini astronomiyle ilgilenen, fal bakan satış temsilcisi gibi yakından tanıyabiliyorken kimini şöyle bir görüp geçiyoruz. Bu karakterlere genellikle Amerikan dizilerinde rastlanır. Yan karakterler dizinin oluşturduğu dünyaya yeni hikâyeler getirir. Hiçbir zaman ana karakterden ve hikâyeden rol çalmazlar ama göründüklerinde seyirci için bir yenilik oluşturup rutini kırarlar. Amerikan dizileri için önemli olan yan karakterlerin Maral’da nasıl kurgulanacağı ise meçhul!

Maral ile Sarp’ın aşkları ise dizinin en önemli dinamiğini oluşturuyor. İkilinin arasında yaşanan ilişkinin gelgitleri aklıma Güney Kore dizilerinde rastladığımız türden örnekleri getirdi. Maral’ın çok zeki olarak tanıtılsa bile sürekli Sarp’ın yardımına ihtiyaç duyacak “narinlikte” bir yapıya sahip olması, Sarp’ın problemin kaynağı kendisi olduğunda bile çözümü için ona yardımcı olması, günün sonunda çok yakınlaşmaları ama birden durup kendi yollarına gitmeleri, Sarp’ın onu umursamıyorum mealindeki tavırlarına rağmen her fırsatta onun yanında olması ve koruyup kollamaya çalışması gibi durumlar Kore dizilerindeki aşk ilişkilerinde sıkça görülür. Hele ilk bölümdeki kâğıttan kolye “tam bir klişedir” diyebiliriz.

Bu “uluslararası” yanı ile çok parçalı ve gerçekçi durmayan dizinin devamını sağlayacak iki etken var: Başrol oyuncularının beraberinde getirdikleri hayran kitlesi ve gençlik dizisi olması nedeniyle seyircinin çok mantık aramaması. Yeter ki Maral ve Sarp’ı ayırmasın senaristler!

 

***

 

Başbakan soğan mı yedi?

 

Günümüzde siyasette ayakta kalabilmenin bir şartı da “popüler” olmak! Ya değilseniz? O zaman sosyal medyayı harekete geçirecek bir şeyler yapmalı. Tıpkı Avusturalya Başbakanı Tony Abbott’ın St. Patrick Günü’nde ziyaret ettiği bir çiftlikte eline geçirdiği soğanı yemesi ve “Bu uzun zamandır yediğim en iyi soğan” demesi gibi! İşte bu sözle birlikte “oniongate” etiketi ile çok eğlenceli yorumlar ve fotoğraflar paylaşılmaya başlandı: “Tony Abbot ayakkabı fabrikasını ziyaret etti. Hiç yenilebilir ayakkabı olmamasının hayal kırıklığını yaşıyor.” Kucağında köpek tutarken çekilen fotoğrafın altına “Hayır Tony hayır. Onu yere bırak!” Bizde olsa “Yanında kuru yok mu?” derdik. Kültürel farklılıklar ve popülarite işte!

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Betül Tansel

Betül Tansel