Pazartesi , 6 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Sadece AKP’lilerden bir bürokrasi
Sadece AKP’lilerden bir bürokrasi

Sadece AKP’lilerden bir bürokrasi

Öyle böyle değil!

Bunlar ruhen, hakikaten akıl almaz derecede bir tefessüh içindeler.

Araya “Yüce Divan oylaması” girdiği için değinememiştim.

AKP iktidarının, hangi taşı kaldırsanız kurtlanıp böceklendirdiği konulardan biri de, şu “Kamu Personeli Seçme Sınavı” meselesidir.

Bizim gazetenin, haberciliğini hayranlıkla izlediğim Ankara Temsilcisi Hüseyin Özay, o konuda da ipliklerini pazara çıkardı bu müptezelliklerin.

Bunlar devleti parti olarak bütünüyle ele geçirmek istiyorlar ya, belli ki kapıcı- çaycı olmaktan öteye de gidemiyorlar.

Çünkü önlerine engel çıkaran, torpil işlemesin diye Ecevit zamanında konmuş “liyakat” ölçen bir sınav var.

Hâlbuki, tıpkı Keşanlı Ali Destanı’nın Zilha’sı gibi “neyim eksik sizlerden” diye yakınarak genel müdürler, daire başkanları da olmak isteyen cahil ama sadık yandaşlar sürüsü kuyruk olmuş, zorlayıp duruyor bu kaşalotları.

Neticede hedefleri şudur:

Hani bir zamanlar demokrasinin üzerinde gölge gibi duran, “Komutana arz” şeklinde not düşülmüş bir “eylem plânı” vardı, hatırlayacaksınız; işte AKP’nin kurmayları da, devraldıkları o “darbeci kültür”den “bu kadarına da pes” dedirtecek ölçüde yararlanarak, KPSS’yi ortadan kaldırmayı amaçlayan çok gizli bir “eylem plânı”nı, “Beyefendiye arz” ibaresine kadar sadık kalacak benzerlikte kopya edebildiklerini göstermiş bulunmaktalar.

Utanmadan, “devletin kurumlarını, sadece partimizle uyumlu çalışacaklarla doldurmak bunu gerektiriyor” diye de yazabiliyorlar.

Kendi yandaş ve yakınlarının, üniversite mezunları için yapılan sınavda patır patır döküldüklerini, ancak “12 kişiden 1’i” olabildiklerini, yüzbinlerce partilinin devletin kılcallarına sızamadığını; bu yüzden de KPSS’nin tümden kaldırılması lâzım geldiğini öneriyorlar.

Tabii, kamuoyunu buna inandırmak için de bir “kulp”a ihtiyaçları var.

O kulp da, hırsızlık ve yolsuzluk iddialarıyla bütün foyaları ortaya çıktığından beri deve kiniyle düşmanlık güttükleri “Cemaat”ten başkası değil elbet de.

Böylelikle, hem 12 yıldan bu yana işledikleri ne kadar günah varsa hepsini Cemaat’in üstüne atarak ve torpil ilişkilerindeki dikkatleri başka yöne çekerek akıllara seza bir tarzda temizlenecekler; hem de KPSS üzerinde şaibe oluşturarak bu sınavların iptalini meşru kılacaklar.

Hizmet’e karşı husumet ve öfke oluşturmak, gözden düşürmenin birinci şartı.

Ama yetmez!

Soruları çaldıkları iftirası olmadan bunu nasıl becerecekler?

Soruşturmayı, 2010’da KPSS’ye giren ve rakamlarla oynadıkları gün gibi aşikâr olup da, 100 net puan almış gösterdikleri 3227 kişi üzerinden başlatmışlar.

Ama gelin görün ki, çalıntı soruları içerdiği iddiasıyla suçlanan bilgisayar klasörü, sınavlardan beş gün önce oluşturulmuş ve adı da, herhâlde “Yetenek Sizsiniz”in Aret’iyle yarışacak kabiliyette bir sihirbaz tarafından, birincilerin kaç kişi olacağını önceden bilen bir rastlatmayla, “3227.pdf” olarak belirlenmiş.

Yani ne yaparsan yap, sahteciliğin sırıtıyor.

Sözde bu yolla AKP’li olmayanları “paralelci” ilân ederek işten atacaklar ve onların yerine kendi adamlarını yerleştirecekler.

Bunlarda sadece vicdan değil, kafa da yok!

Darbecilik matah bir şey olsaydı, bu işler sizin gibi çakma kurmaylara mı kalırdı?

Bir vakitler terör örgütünden gelen iftiraları, demek artık siz sürdürüyorsunuz!

İşbölümünde size düştü.

Bunları en iyi bilenler, çocuklarını yıllarca o dershanelerde okutan AKP’li veliler olmak gerekmez mi?

Ne lüzum var bu kadar kumpasa.

Nasıl olsa hepsi elinizin altındalar.

Toplayın onları biraraya!

Çocuklarının nasıl başardığını anlatsınlar size, çalıntı sorularla.

Daha kolay değil mi?

Siz de biliyorsunuz ki, hem çalmıyorlar, hem çırpmıyorlar, hem de çalışkanlar.

Sizi kudurtan şey, asıl bu:

Aklınızdan hiç çıkmayan, gerçekte kimin dalavereci olduğu!

[email protected]

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Namık Çınar

Namık Çınar
1949'da Tekirdağ'da doğdu. İlkokuldan sonra Selimiye Askeri Ortaokulu, Erzincan ve Kuleli Askeri Liseleri, Kara Harp Okulu ve Piyade Okulu'nda okudu. 12 Mart'ta teğmenken komünistlikle suçlanarak ordudan atıldı. Hakkında ceza davası açıldı. Genelkurmay Askeri Mahkemesinde yargılanıp aklanınca TSK’ya yeniden döndü. Fakat 12 Eylül rejiminin baskısıyla yüzbaşı iken istifa ederek ordudan tekrar ayrıldı. Ticaret yaptı. Subayken bir ara 'Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde okudu. Halen 'İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi' öğrencisidir. Beş yıldır da TARAF'ta yazıyor, bağımsız bir yazar olarak birikimlerini bir görev bilinciyle aktarıyor.