Pazartesi , 25 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Spordaki şiddetin kökeni
Spordaki şiddetin kökeni

Spordaki şiddetin kökeni

Amatör kümeden en üst lige kadar sporun tüm alanlarında şiddet var.

Sokakta, evde, Meclis’te şiddet var.

Şiddetin olmadığı yer kaldı mı ki?..

İnsanımız toplumsal bir travma yaşıyor.

Günlük yaşamda gece ile gündüz arasında birçok insan dişlerini ve yumruklarını sıkarak yaşıyor.

Hâsılı, toplum burnundan soluyor.

Spordaki şiddet tek başına spora ait bir şiddet değil.

İnsanlar niçin bu kadar sinirli ve şiddete meyyal oldu?

Spordaki şiddetin sebep ve sonuçlarını salt sporda aramaya kalkarsak ve birtakım polisiye tedbirlerle çözmeye çalışırsak sonuç hüsran olur.

Sporda şiddet neden artıyor?

Dikkatlerden kaçamayacak şekilde;

Şiddetin en yoğun yaşandığı coğrafya ve iklim bize benzer duyuş ve düşünüş içerisinde olan bölgelerde had safhada.

Bu toplumların ortak temel özelliği ise hepsinde sorunlar hemen hemen aynı.

Bir ülkede ‘özgürlük ve adalet’ sorunu varsa şiddet de var olacaktır.

Ve bu ülkelerin hepsinde özgürlük de adalet de yok denecek kadar az.

Bu tablo sadece şiddet doğurmuyor, aynı zamanda geri kalmışlığın, ilkelliğin, ilkesizliğin üretememenin rekabette var olamamanın ve tüketim toplumu olmanın da nedeni.

Sporda şike varsa, haksızlık varsa, hırsızlık varsa şiddetin olmaması düşünülemez.

Bir ülkede ekonomik düzen adil ve düzgün işlemiyorsa sadece sporda değil hayatın tüm alanlarında şiddet de, toplumsal huzuru dinamitleyen başka olayların da olması kaçınılmazdır.

Toplumların tahammül sınırları farklı olmakla beraber, kritik eşik aşıldığında olacakları kestirmek de önlemek de kolay olmayabilir.

Konuyu daha somut olarak ele alalım; ligde adaletli ve temiz bir yönetim olduğunu söyleyebilir miyiz?

Hakem kararlarının tüm takımlar için standart olduğunu, bazı takımların koruma ve kollama altında olmadığını söylemek mümkün mü?

Şikenin inkâr edilemeyecek, hattâ devam eden bir gerçek olduğunu görüyor ve biliyor muyuz?

TS’nin şampiyonluk kupasına cebren ve hile yoluyla el konulduğuna tanık olduk mu?

Türk futbolunu bilen ve güvenilen isimler yerine siyasi iktidarın damat ve hısım akrabaları, temsilcileri elinde oyuncak olduğunu biliyor muyuz?

Passolig ucubesinin asıl maksadının ne ve kime hizmet ettiğini biliyor muyuz?

Bütün bunların tamamını bilmesek bile başlı başına her biri büyük haksızlık, adaletsizlik ve acizlik abidesi olarak şiddet ateşini tutuşturup yangına çevirmeye yeter de artar nedenlerdir.

Şiddetin sebebi olanlar ne zaman doğurdukları canavardan zarar görmeye başladılar, o zaman feryat figan dikkat çekmeye başladı.

Medyasıyla, siyaseti ve sanatıyla zayıflar ezilirken, haksız zenginleşme ve hak gaspları yaşanırken nerelerdeydiniz siz kuzum.

Kötülüğün mimarlarının ucube ve kötülükten şikâyet etmeye hakkı yoktur. Bu düzen topyekûn yıkılmadan ve değişmeden de ne topluma, ne spora, ne de Sarıkamış’ın herhangi bir köyündeki çobana rahat ve huzur yüzü görmek nasip olacaktır.

Şiddeti önlemek hem çok basit hem de çok zor. Basit; sporun başındakileri silkeleyin atın, namuslu, işi bilen düzgün insanlara teslim edin.

TS’nin alavere dalavere ile gasp ettiğiniz kupasını yerine teslim edin.

Şikecileri ve şikeyi temizleyin.

Toplumda adalet ve özgürlükleri herkes için inşa edin.

Toplumda da sporda da şiddetin kökleri kazınacak ve temizlenecektir.

[email protected]

Twitter:nurullah_ozturk

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Nurullah Öztürk

Nurullah Öztürk