Perşembe , 21 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Tarih ve tekerrür
Tarih ve tekerrür

Tarih ve tekerrür

Meclis’te faşizm kanunları olarak değerlendirilen “iç güvenlik paketiyle” ilgili maddeler jet hızıyla bir bir onaylanıyor. “İsteseniz de istemeseniz de bu yasa çıkacak”, “amir” hükmünce, Egemenlik kayıtsız şartsız AKP’li vekillerce Saray’a devredilmiş durumda. İradeler “rehin alınmış” bir şekilde, antidemokratik maddelere parmaklar kaldırılıp indiriliyor.

Tıpkı Nazi dönemi parti programları gibi. Hitler’imiz ve Goebbels’imiz varken, tarih bir kez daha tekerrür ediyor. Yalanlar, Goebbels “kanunlarıyla” daha büyük bir yalanla kapatılmaya çalışılıyor.

Almanya’da da bize benzer başlamıştı faşizm ve diktatörlük. 1920’de başlayan faşizm kanunları, 1935’te Nürnberg yasalarıyla taçlandırılmıştı. Ardından “paketler” hâlinde yasalar çıkarılmış, cinayetlere, gözaltılarına yasal kılıflar hazırlanmıştı.

Irk yasalarına” kılıf hazırlayanlar doktorlar ve hukukçulardı. En büyük destek ise hukukçulardan gelmişti. Hitler, politik amaçları için hukukçuları kullanmış, Hitler’e teşne bu insanlarla yasalar çıkarılmıştı.

1920’lerde Nazi Parti ideolojisi için 25 maddelik program hazırlanıp, Yahudilerin kanuni ve medeni haklarını ellerinden almak için çalışma başlatılıyordu.

Yahudilerin temel haklarını kısıtlayan ilk büyük kanun ise 7 Nisan 1933’te çıkarılacaktı. “Kamu Hizmetinin Yenilenmesi Yasası” adı altında siyasi olarak güvenilmeyen kişiler kamudan ve çalıştıkları yerden çıkarılacak, işten atılacaklardı.

Onlara su bile” verilmeyecekti.

Yapılan kanuni ve yasaldı.

Ardından üniversitelerde düzenleme yapılacak, Yahudi öğrenciler okullardan atılmaya başlanacaktı.

Yapılan yine kanuni ve yasaldı.

Doktorlar, işçiler derken Eylül 1935’te Nürnberg yasalarıyla faşizm yavaş yavaş Almanya’ya yayılacaktı. Bununla da yetinilmeyecek, sinemalar, tiyatrolar, spor aktiviteleri bile yasaklanacaktı.

Yapılan tüm uygulamalar kitaba uygun bir şekilde hukukçuların marifetiyle yasallaşacak ve uygulanacaktı.

Her yıl paketler hâlinde yeni düzenlemeler gerçekleştirilecek, “Ari ırk” yalanıyla toplum bu yasalara ikna edilecekti.

Hukukçu demişken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde şu an, kurulduğu günden bugüne en fazla hukukçuyla temsil edildiği notunu da düşeyim. Anayasa profesörleri Burhan Kuzu’ların, Mustafa Şentop’ların olduğu bir parlamentoda, “Nürnberg İç Güvenlik Paketiyle” Anayasa’nın “iğfal” edilmesi ise trajikomik bir durum olsa.

Hitler’in hukukçuları yerlerini bir başkalarına devrederek yoluna devam ediyor aslında. Hukukçular sessiz, sessizlik bir yana bu yasalara alkış tutuluyor.

Nürnberg kanunları öncesi ve sonrasıyla Yahudilerin hakları elinden alınmış, Almanya sessizliğe bürünmüştü. Herkes yasaların Yahudiler için çıkarıldığını düşünüp inanırken, “sıra” kendilerine gelecekti.

Yapılan insanlık dışı muameleler hep kanunlara ve kitaba uygun yapılıyordu. Gaz odaları için ayrı bir kanun, malları gasp etmek için ayrı bir parti kanunu çıkarılıyordu. Başlarda Yahudiler, sonraları tüm muhalifler kamudan yasalar çerçevesinde atılıyor, evlerine, işyerlerine yine kanunlar çerçevesinde el konuyordu. Öyle ki insanların el ele tutuşmasının yasaklanması için bile kanunlar çıkarılıyor, hukukçular “Başkan” Hitler için cansiperane mücadele ediyorlardı.

Önce “sosyalistler” ardından “komünistler”, Polonyalılar derken tüm Almanya yavaş yavaş insanlık dışı muamelelere maruz kaldı. Ve sıra son olarak “ajan” adı altında Hitler taraftarlarındaydı.

İspiyonlamalar, cinayetler, suikastlar birbirini takip edecek, Hitler de bu durumdan nasiplenip karısı dışında herkesten şüphelenir duruma düşecekti.

Kader hükmünü icra edecek Hitler bir “in’de” hayatına son verecekti. Hukukçular ve doktorlar ise Nürnberg Mahkemelerinde yargılanacaklardı.

MİT Kanunu, TMK, Sulh Ceza Mahkemeleri, İç Güvenlik Paketi ve benzerleri derken Türkiye dönüşü olmayan bir yola giriyor. Ders almak için Hitler Almanya’sına bakmak aslında yeterli.

Geç olmadan… Yandaşlar için de…

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Mehmet Baransu

Mehmet Baransu