Pazar , 5 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Yeni teşvik kadını eve hapseder
Yeni teşvik kadını eve hapseder

Yeni teşvik kadını eve hapseder

Yaklaşık iki yıla yakındır ha çıktı ha çıkacak denen ve Cumhurbaşkanı’nın bütün evli çiftlere salık verdiği üç çocukla ile ilgili teşvik paketi nihayet 2015’in ilk haftasında Başbakan tarafından açıklandı. Bazı çevreler bunu seçim yatırımı olarak görse de şahsen bazı düzenlemelerin geç kalınmış düzenlemeler olduğunu düşünüyorum ve faydalı buluyorum. Hatta işçi olarak çalışan babalara getirilecek olan doğum izni bence tek başına bile yeterli bu paketi övmek için.

Hatırlarsanız, köşemde “Çocuğu olan erkek işçiye izin, patronun inisiyatifinde“ başlıklı yazımda erkek işçinin çocuğunun doğması hâlinde İş Kanunu’nda bir izin süresi gözetilmediğini, bunun tamamen patronun inisiyatifine bırakıldığını yazmıştım. Neyse ki, bu inisiyatif kaldırılıyor ve Başbakan tarafından açıklanan ve adı “Ailenin ve Dinamik Nüfusun Yapısının Korunması Programı” olan teşvik paketi ile erkek işçiye çocuğu doğması hâlinde beş gün izin veriliyor. Bunun haricinde de anneye doğum hediyesi olarak ilk çocukta 300 lira, ikinci çocukta 400, üçüncü çocukta da 600 lira ödenecek. Belediyelere kreş ve gündüz bakımevi kurma yükümlülüğü getirilecek. Her ne kadar uygulanması zor ve saçma olsa da devlet bireysel emeklilik gibi çeyiz parasına destek sağlayacak. Ailelerin çocukları adına açacağı hesapta genç eğer 18-27 yaşları arasında evlenirse devlet biriken paranın ortalama yüzde 15’i kadar destek sağlayacak.

 

KADINLARA VERİLEN HAKLAR LEHTE Mİ, ALEYHTE Mİ?

Bu düzenlemeler güzel sosyal politikalar. Popülist olsalar bile doğrudan halka yaradığı için destekliyorum. Ama kadınlara getirilen haklar, –hele hele Sağlık Bakanı’nın yaptığı kadınlarla ilgili kariyer açıklamalarından sonra– kadının lehine mi, aleyhine mi bilemedim. Önce getirilen haklara bakalım. Kadına bu pakete göre;

  • Birinci çocuk için iki ay, ikinci çocuk için dört ay, üçüncü çocuk için altı ay yarı zamanlı ücretli çalışma hakkı getirilmesi gündemde. 16 haftalık doğum izninin üzerine ilk çocuğu olan anne iki ay yarı zamanlı yani örneğin günde sekiz saat yerine dört saat çalışabilecek ve yine tam maaş alacak. Bu yarı zamanlı çalışmanın yükü işsizlik fonundan devlet tarafından karşılanacak.
  • Anne eğer isterse çocuğu ilkokula başlayana kadar yani 5,5 yaşına kadar kısmi süreli çalışma hakkına sahip olacak. Anne haftada 30 saatten az olmamak üzere kısmi zamanlı çalışabilecek.

Bu hakları aklınızda tutun ve bir işveren olduğunuzu hayal edin, şimdi size soruyorum, işyerinizde böyle ayrıcalıklı hakları olan bir işçiyi çalıştırmak ister misiniz? Yani, işe aldığınız kadın işçi karşınıza gelecek ve ben çocuğumu 5,5 yaşına kadar büyütmek istiyorum, onun için haftada 30 saat çalışacağım diyecek ve sonunda da bu benim kanuni hakkım diyecek. Bu şartlarda siz o işçi ile daha başta anlaşmazsınız. Devlet olarak işçinin mali yükünü işsizlik fonu tazmin etse de –ki bu yine patronu ilgilendirmiyor–, patron izin hakkı çok olan işçiyi çalıştırmak istemeyecektir, çünkü onun için, haftalık 45 saat çalışacak ve her daim üretecek işçi makbuldür. Muhtemelen bütün patronlar, bu sebepten böyle müthiş ayrıcalıklı hakları olan kadın işçi ile çalışmayacak. Böyle bir durumda ne işten ne de çocuktan vazgeçmek isteyen kadın günün sonunda “çocuk da yapamayacaktır kariyer de”. Ya da eve hapsolur. Bu açıdan verilen hakların kadınları çalışma hayatına katma noktasında kâğıt üzerinde pozitif etkisi yerine piyasada negatif etkisi olacaktır. Bu sebeple gerçek çözüm aranıyorsa; bu hakları yazanların çıkıp piyasada dolaşması, patronlarla müzakere etmesi, işçilerin sorunlarını Ankara’daki masalarında değil doğrudan makine başında işçiden dinlemesi, kadın işçinin esas sorununun ne olduğunu bilmesi gerekir. Diğer türlü, uygulamada hayata geçirilmeyecek şekilde kâğıt üzeri verilen fazla haklar, fazla mal gibi sonuç doğurmaz ve işçinin gözünü çıkarır.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Nusret Ezer

Nusret Ezer